• Kökenleri belirsiz olsa da, kaya tapıncı, hiç kuşkusuz ilk din biçimlerinden biridir. "Dünyanın her yerinde, " diye yazıyor Godfrey Higgins, "ilk put, doğanın yaratıcı ve koruyucu güçlerinin bir amblemi olan, yere konmuş, sade, kaba bir taştır." Taş tapınıcının kalıntılarına dünyanın birçok yerinde rastlanabilir.
  • Liliyar ile birlikte düşünüp başlattığımız #46060836 etkinliği vesilesiyle okuma sürecimiz boyunca bu muhteşem değişik ve özel kitaptan bir dolu alıntı paylaştık. Bu alıntıların altına yapılan yorumlarda hem kitabı okuyan bizler hem de kitabı okumayıp da yorum yazan arkadaşlarla bir dolu güldük, eğlendik. Ben de bu güzelim yorumlar boşa gitmesin, bu eğlence ölümsüzleşip her dem devam etsin diye, bu iletiyi yazmaya karar verdim. Aşağıda Finnegan Uyanması kitabına ait alıntıları ve bu alıntılar için yapılmış birbirinden matrak yorumları göreceksiniz. Şimdiden keyifli okumalar.

    1. Liliyar :
    Duvardan düşüş.. :)
    ( Patırdara 'dgurgulalivirhatingümbürgökgürültüsüvorodumvrodinprasakgromakukihilişıbleğoğomakdagürül) - Sayfa 3

    Yorumlar:
    Osman Y.: demeyimdemeyimdeyimemmeeediyeyimyinedeeylebirgariptekerlemegibilerdenkinehööyyykkkkhelehelehelelooolooolooonebilemkine
    Ebru Ince: Allah bilanı :))😂
    Turhan Yıldırım: İçimizde güççük Joyce'lar varmış da haberimiz yokmuş. Koş Sevim koş, Joyce dirildi Joyce.
    ****************************************************************
    Turhan Yıldırım: Güpegündüzgümbürdegümbürgümbürdeyengürültüleregüleryüzlügülümseyengülnihallergülistandagünbegüngüderdigürbüzcegüllelerivegüherçileligübreleri
    Ebru Ince: Çin yapımı :) güher çile var içinde 😂😂😂
    Ebru Ince: Evde bomba yapiyollaaaa!!! :))
    ****************************************************************
    Osman Y.: bualıntıyıhortlatırkenebengecegeceefendimesöyleyimhecehecenasılkiişteöylecelililyarliliyarvehattaturhanbeyefendidenhallicevedahiebruincekraliçelerlebirliktehiçböyledüşmemiştikduvardantürkçemizanlamkazandıdurmadanohnealafalanfilan
    Ebru Ince: Sartre / duvar / camus :))
    ****************************************************************
    Gamze Ö.: Çatpatkütyağdıralahneverdisebşkaişinşzgücünüzmğyokbennşyesizeuyuuısamheposmanyyüzündendahandanelergöreceğşzbakalımvışbaşımsgelenlerahaheyambaleoananıyiyolayyeyeyeue
    Osman Y.: Osmandan sonrası yok bende :) algıda seçilik mi nedir bilemedim :)
    Turhan Yıldırım: Hulolohophop
    Gamze Ö.: Algıda sçclk:)
    Ebru Ince: Hep osman yüzünden ahey! Ahey ! ahey !!! :))
    Osman Y.: Bennaptımyahepjoyceyazmışdaiyihaltetmişmikine :))
    Turhan Yıldırım: Osmanadamımezarındatersdöndürmesenderahatbıraksancancağızımyazarı.
    Osman Y.: Namümkünartıkokyaydançıktızatenyazarındaistediğibudeğilmiydinegüzeleseriyleyaşıyoryaşatıyortartıştırıyorsöyletiyorbudaböylebirgünişteherzamanbulunmazböyleyorumlamacalarmezarındarahatuyusunherkesonumutlakaokusun
    Ebru Ince: Kör oldum :))

    2. Turhan Yıldırım:
    Anlayabileni Joyce Çarpsın
    Önce bir şu arması ve soyu'nası adı:Riesengeborglu Vasili Boşlaf. Tepede cariyeli, baş belası, gümüşi, tekemeşesi, yamak, feci, boynuzlu yeşil bir fah'i-şan sorgucu. Ortada yayını germiş okçular, uçuk mor kalanı da.. Hohlayalım çiftine çubuğuna davranan çiftçiye. Hohoho, Bay Finn, başımıza FinnGene mi oldun sen! Gelengününsabahı bakmışız ki ah, asmada üzümsün! Gidengününakşamına bir de bakmışız ki ah, asmada üzümsün! Gidengününakşamına da bir de bakmışız ki ah, sirkeye dönmüşsün! Hahaha, Bay Filan, pirüpak-ı müstehakını bulacaksın gene! -Sayfa 5

    Yorumlar:
    Tuco Herrera: Evlerden ırak ...
    Ebru Ince: Zohahahahhaa !!!! Senin gibi cevap verdim :))😂
    Tuco Herrera: =))) aman aman.. rüyalarım dahi bu denli anlamsız değil yauw
    Osman Y.: Kadehimi Tuconun şerefine kaldırıyorum :))) haklı valla :))
    Turhan Yıldırım: Ne demiş ünlü düşünürümüz Joyce Amca, kitabınızı anlayamıyorum diyen okuruna "Dinle ve Hisset". Yani mealen yazar burada ne diyor, "Acı yok, acıtmayacak abisi". Yani ne diyoruz, "Impossible is nothing"
    Ebru Ince: Ben üzüm de anladım onu :))

    3. Turhan Yıldırım:
    Karayazılı göğüleyiperşembe zabit ağaları başımıza toplayan, belediyenin günahına işin ardında olan biten neydi ki? O kabevimizin kayası arafatın gök gürültüsüne şahadet ederek sallanır da durur ama çağlar boyu, khaliftesiz sarıkmüslezzimanların kayalarda çınlayan kureyşkorosunda, cennetten fırlatılan aktaşın küfür kafir karaya çalındığını da işitiriz. - Sayfa 5

    Yorumlar:
    Turhan Yıldırım: En çok alıntı yapacağım kitap olabilir bu, olmayabilir de. Joyce ile Sevimay saldırdılar kafama, ben ben ben değilim artık benden içre.
    ****************************************************************
    Osman Y.: Çevirinin çevirisi,

    Arafat dağının eteklerinde , Mekkede yani Kabede , Hacerül Esved taşıdır ki inanılır cennetten geldiğine İbrahim peygambere. Müslümanların peygamberi Muhammed de Kureyş kabilesindendir elbette ve böylece , cennetten ilk geldiğinde ak pak beyaz olan taş yavaş yavaş karardı işte.

    Dip not :
    "Cennetten indirildi. Sütten daha beyazdı, fakat onu Âdemoğlunun hatâları kararttı." Hadis.
    Turhan Yıldırım: Ahanda çevirinin çevirisi de geldiğine göre tüm devreleri yakmaya kitabın başından az kaldı.

    4. Turhan Yıldırım:
    Yani Yazar Burada Diyor ki...
    Memlekeytin cümle kutsal kopuk hulivanları neye uğradıklarına hayret, Finigan'a feryat figanla, neol kekini yutarken düzinesinin birden yüzlerine kan yürüyerek, Fillgene'nin cenazesinde meziyetle ağlayıp düzdüler meziyet. -Sayfa 6

    Yorumlar:
    Osman Y.: Çevirinin çevirisi :
    Memleketin bütün işsizleri şaşkınlıkla , kek ve çayla uyutulup tekrar uyanarak canlanarak kıpırdayarak , yürüdüler sonsuzluğa ağlaya sızlaya.
    Turhan Yıldırım: Yetişin dostlar, duyduk duymadık deyin ey komşular, en ey 1000kitap ahalisi: Artık bizim de bir Joyce çevirmenimiz var. Karşınızda, Osman Y. Çevirmenlerin en çevirmeni, çevirmeninin çevirisinin çevirgeninin çevireyazmanı...
    Osman Y.: Ama desteksiz atmıyorum billahi :) Bütün kısımlara karışmam , anladığım yerlere el atarım :) Teşekkür ediyorum , yarı ironi yarı gerçek kabul ediyorum cevabını :)
    Turhan Yıldırım: Yazmaya devam kardeşim, belli mi olur 1000kitap aleminde yeni akım başlatırsın: Çevirinin çevirisi: Bir çevirmenin yası konulu tablo

    5. Turhan Yıldırım:
    Hey Maşallah Alıntıya Gel
    (ve öylece yol buldu valhalanın dehşet gümbürtüleri, çarpışanarabalar, Stonehenge, sandukalar, Tristram ağacı, çığırtkan ayaktakımı, otomofiller, ayrıldagelaygır, filolar, thurlayan taksiler, 80 günde devrialem, sirkler ve vardiyalar, bazilikiliseler, bizinıskalaslar ve isaleler, ihalelerden indiragandiler, şen şakrak cemiyetler ve Mecklenburg kevaşelerinden para sızdıran cebi bol aynasızlar ve sazdan barakalar ve direk çürüten ihtiyar, fazla mesai karabasanları, anayollar, düzinesi on iki papelde karaküflü tınazlar, Önceemniyet Caddesinde kızaklayan otobüsler ve AmanTerziDuymasın köşesindeki meraklı taze kenar mahalle dilberleri ve çakma Roma'nın yerli kapıcılarının dumanları, saltanatlar ve şamatalar, çöpçüler, yaltakçılar, kubbe tozunu alanlar, tırım tırım çamura bulanmakla kule dikilir sananlar ve tellalların çatapatası, bütün gençler için bir çatı arası ve evsizlere bir ekmek kırıntısı) - Sayfa 6

    Yorumlar:
    Tuco Herrera: Çıkmaz Sokak programımızın bu haftaki konuğu Teyyal Saner ve Aksiyon Tansiyonoğulları... Sunucumuz Mexico'lu Jose Kikirides..
    Turhan Yıldırım: Paçanga börekli, tacolu, dos santos'lu, karidesli, pavuryalı, o da olmadı baconlu programımıza hoş geldiniz sayın siyirciler. Karşınızda ayrıldagelaygırdan şek şakrak ezgiler. Ya ye coco jambo, ya ye...
    Tuco Herrera: Program arasında kükürtlü kırmızı Tuborg ve tinerli Mariachi de dağıtılacak.. limon yerine zeytinyağlı üstübü de verilecek..
    ****************************************************************
    Gamze Ö.: Dinimiz amin. :))))

    6. Ebru Ince:
    Enteresan hareketler ..
    "Cud - Mevlasını bulanın leş kokusu!
    "Mut - Olsunoldu! Ruhuna gel fatiha

    Yorumlar:
    Osman Y.: Çevirinin çevirisi:
    Cüda , ayrı kalsam da Mevlamı tekrar bulurum sana ne ulan !
    Muttasıl zincirleme olacak olsun , dualarımız yeter.
    ****************************************************************
    Turhan Yıldırım: Hey maşallah, Fuat Sevimay'ın şovuna gel. İmza, Joyce&Sevimay Production. Lucifer bunu açıklasın

    7. Ebru Ince:
    Dalgalar Aşil tendonunu kese ..
    "sarhoş "odun"üstünde ..
    sevda sevdasızı seda mezarlığında yankılanır dengi ..
    "dengesizine" ..

    Yorumlar:
    Osman Y.: Çevirinin çevirisi:
    Aşk belasını çekmeyen ne bilsin aşığın sarhoşluğunu , ölümden bile çetindir sevdanın yolu.
    Liliyar: Ya bu kitaba bari yapma. 😄😄

    8. Turhan Yıldırım:
    Doktor bu ne?
    Ay, ay! Çifte. (Nizam) Zavallı ihtiyar kadın üstü bir çift ayakkabı. Ah, ho! Üçlü (Temmuz) O'birine tadımlık, kumral bakire. Canım, canım! Dilediğince. (Hasat) Kalem ki tüyden de sözden de günahtan da ağır değil ki post. Ve böylece. Ve sonunda. (Sukotiç.) - Sayfa 14

    Yorumlar:
    Turhan Yıldırım: Şükür, bugün de aldık bir doz Finnegan Uyanması'nı.
    Ebru Ince: :))) sinirlerim bozuldu iyice :) alıntıyı okumadan başlıyor gülmeler artık :))

    9. Liliyar:
    :p
    Beynden hoşlaştın mı? -Sayfa 15

    Yorumlar:
    Osman Y.: Çevirinin çevirisi:
    Elektrik aldın mı ?
    Liliyar: Çay içsek mi?😂😂

    10. Liliyar:
    Canın çıksın bebeğim! -Sayfa 27

    Yorumlar:
    Turhan Yıldırım: Bugün daha bombastic hemi de fantastic alıntılar bekliyoruz efem.
    ****************************************************************
    Osman Y.: Çevirinin çevirisi:
    Çok tatlısın gebermeyesin çok seviyorum.
    Liliyar: 😄😄 mutlaka. :)

    11. Turhan Yıldırım:
    Ammeye Alıntı Hizmeti (Bakın Burası Çokomelli)
    Uzun bir listesini derlemiş toplayıp (korkarız ki bir kısmı kayıp) dosyaya koymuş: Gerdekçi, Muhbir, Moruk Nonoş, Korkak Asi, Kuyrukkakan, Altın Keçi Sabıkrab, Bogside Güzeli, Anna'ya Kayanına, York Domuzu, Gülensurat, Baggotty'nin Kıvrımında Toslayan, Yağyalayan Dalkavuk, Ne olursan ol Gel, Kabilehabil, İrlanda'nın Seksinci Haylikıladi Harikası, Fiyatkırıcı, Topraktanrınınadamı, Ayyüzlü Katil, Kırsaçlı Muzip, Geceyarısı Parlayan Güneş, Kaldırın Şu İncili, Haftalık Demhane Neşriyatı, Dumurlenk, Mavi Kil, Çaysaatinden önce Dut, Kuyruklu Şaka, Akustik Eziyet, Kendini Kutsananmış İyiyürekli Argyle Dükü, Hürmetle H. N., Dublin Körfezinin Abuğu, Babası Şeker Munzuk Anası onu Biraverde Peydahlamış, Burnham ile Bailey, Köftehor, Evcimen Birodestanların Dış Kapısının Mandalı, Çanak Çömlek, Wotırfud Sebil Humpri Tesisleri, Gizli Çapulcu, Fikfik Lordu, Arthur'a Amade, Kediyi Ciğerden Kışkışlayan, Donald Tabakhanesi, Yoksulluğun Kare Ası, Fıçının duldasında bakireyi Öptüren O'Reilly Lokumları, Ecüc Mecüc, Çamurayak Ahmak Piyade, Gutlu Gibelin, Gevşek Luther, Horoz Con'un Eniştesi, Kılavuz Karga, Yüzükten önce Yüzgörümlüğü,Kocandan Boşanıyorum, Ucuzundan Bira bir de Yarım Peni, Ya Cehennemin Dibi ya da Connacht'a, Geliniyle Çufçuflayan Melez, Burke'ün Yerinden Dehlenen, Fahişem, Barbar, Yahu'diyo, Baykuş Piyadenin Emireri, On İki Ayın Aristokratı, Kurtadam, Ayine Delirip de Eşlik Eden Dalkavuk, Clontraf'ta Evlenen Gökgürültüsüyle Çimen, Denensin diye Gönderilen Sol Tek, Hazretin Kutsal Toprağına Çöreklenen, Tıkınıp da Kalan Ayriş, Demir Düküm, Baş belası Taş Atımı Tommy, Başdiyakoz Terzi, Son Düzlükte Geçen, Kurt kafa Sana Kırık Nancy'nin Geceliğini Anlatmayacak, Lanet olsun Çalıkuşu Kralına Efendiye de bir Bomba, Hasır Sepet, Hırsızlara Kaptıkaçtı, Annie'nin Odasında bir Balık, Tığteber, Kulağakaçan Dedikodu, Bombard Sokağı'nın Kaymağı, Türk Usulü, Ofelya'da İndirim, Bir bir bir Numarada, Castello Kalesinde Ne Yaptı O, Soğan ve Tüyle Uyuyan, Kum Pistin Horas'ını Kimin Sattığını Biliyoruz, Ek Fingal'in Oğullarını Bulun, Düşerken Salınan, Bir Eş bir de Harem İsteyen, Bir Münasip Eşi Olsa, Tepetaklak Cumburlop, Pop ile Vals, Esnafçık, Kodamanı Ballayıp da, ____ e İşte Anla, Vee bir Veresiyeci, Ekşi Üzüm, Ermenilere Vahşet, Şiş Göbekli Fiş Balık, Edomit, ____ 'İrlandalı Özelliklerinden Arınmış bir Adam', Kötü Şaka, Vrakvrak, Dalavereci, Kir, Yalaka Baba, Ters Gelen, Woolworth'un Tapon Malı, Kolaycı Falluzof, Suçlu Domuzun Piçi, Fıçıda Uçan, Yatakta Patron, Bay Şişko, Şehrin Mahpolusu, İşkembeden Kübra, Azledilen - Sayfa 74

    Yorumlar:
    Oğuz Aktürk: Bu alıntıdan sağlam bir rap şarkısı olur, bunu bir düşüneyim.
    Ebru Ince:
    Dip Not :)
    Tek nefeste okunmalı 😂

    12. Liliyar:
    Dokuzdan büyük değilim ki ağzımı açayım ve o bana iki gözüm Ayşe'm diye sesleniyor.. - Sayfa 108

    Yorumlar:
    Esther. Sema: 404 not found! İki gözüm Ayşe'm mi?
    Liliyar: 😂😂 Evet. :))

    12. Liliyar:
    Bir elmanın iki yarısı olmasın o..:))
    ..demesi o ki bi'şeymanın iki yarasıyız! - Sayfa 170

    Yorumlar:
    Osman Y.: Birisi hayrına orjinal dildeki metni de paylaşabilir mi :)
    Liliyar: Ayşe var, Şeyma var, Halk ekmek bile var kitapta. :))
    Osman Y.: Hay ben böyle sanatın diyesi geliyor insanın :) sizi ciddiyete davet ediyorum çeviri meselesi şaka değildir küçük hanım , o halde dürüst olun ve yerden yere çalın !
    Liliyar:
    Çalamıyorum, böyle tatlı bir cümle okumadım uzun zamandır. :))

    "..bi'şeymanın iki yarasıyız "😄


    Ve The End, Son, bu ileti de burada biter nokta kom.

    Not: Bu iletide katkısı olan tüm arkadaşlara, yorumlarını kullanmama izin verdikleri için ayrıca teşekkür ediyorum. Söylemeden edemeyeceğim, bana da efsane bir doğum günü hediyesi oldu bu ileti.
  • "Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum. Çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak. Sen koyunlarını ve Piramitler'i hayal ediyorsun. Sen benim gibi değilsin, çünkü sen düşlerini gerçekleştirmek istiyorsun. Oysa benim istediğim Mekke'yi düşlemek sadece. Çölü geçişimi, kutsal taş Hacerü’l-Esved'in bulunduğu meydana varışımı, ona el sürmeden önce çevresinde yedi kez dönüşümü binlerce defa hayal ettim. Yanımda kimlerin olacağını, önümde kimin olacağını, konuşacağımız şeyleri, birlikte edeceğimiz duaları bile hayal ettim. Ama büyük bir hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorum, bu yüzden hayal kurmakla yetinmeye çalışıyorum.”
  • 73 syf.
    ·1 günde
    Kitap şu tanımla başlar: “ Ah... ünl. 1- Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme gibi duygular anlatır.” TDK Türkçe Sözlük

    Sadece iki harfe ne çok duygu sığarmış meğer.
    Şu ikicik harf aslında kitapta yer alan şiirlerin bir özeti. Şairin pişmanlıkları var, bu besbelli. Ama ne tür pişmanlıklar olduğu pek belli değil. Tek belli olan pişmanlığı sevdiği adamın yokluğu. Ona “gel” diyor, adeta yalvarıyor. Ama ne gelen var ne giden. Madak çok öfkeli, hem de nasıl bir öfke! Aşağıdaki alıntı buna en güzel örnek olsa gerek.

    AH’LAR AĞACI 2

    ...

    Ya siz,
    Nasıl bilirdiniz çocukluğunuzu ey cemaat?
    Nasıldı
    Öldürdüğünüz birinin cenaze namazını kılmak?
    (Sayfa 23 - 12. Basım, Eylül 2017,Metis Yayınları)

    Madak’ın şiirlerinde öfke ve pişmanlık olduğu kadar özlem de vardır. Madak, hem annesini hem teyzesini çok özler. Onlara şiirlerinde de yer verir.


    SİZ AŞKTAN N'ANLARSINIZ BAYIM?

    Annem
    Ki beyaz bir kadındır
    Ölüsünü şiirle yıkadım.

    (Sayfa 38 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)


    MÜSVEDDELER 1.


    Teyzem öldü
    Kırkı yeni çıktı

    Sayfa 54- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları


    Yukarıdaki alıntılardan yola çıkarak şiirin şairin aynası olduğunu söyleyebiliriz. Yani bir şiir, şairin duygularını, düşüncelerini, özel hayatını, zevklerini vb. açığa çıkarır. Başka bir deyişle, şiir şairin yansımasıdır.

    Ah’ın tanımının olduğu sayfanın sonrakinde şu yazılı:
    “ Sesimin tonunu emanet ettiğim AHLAT AĞACINA...”

    (Kitaptaki ilk şiirin ismi ise “ AH’LAR AĞACI”)


    Ahlat Ağacı, Anadolu’nun birçok yerinde ve hemen her bölgede yetişen bir ağaçtır. Kurak havaya ve hava kirliliğine karşı dayanıklı bir ağaçtır. Kurak bölgelerde, ormanlarda rastlamak mümkündür. Yabani bir ağaç olması ve meyvelerinin armudu andırması nedeniyle bilinen bir diğer adı da yaban armududur.
    (kaynak:https://agac.gen.tr/ahlat-agaci.html)

    Hayat Madak’ı bir Ahlat Ağacı’na dönüştürmüş desek ne kadar da doğru bir tespit olur değil mi?

    ---------------------------------------------------------------

    Metafizik şiir, İngiltere’de, özellikle 17. yüzyılda görülen bir şiir türüdür. Bu tür şiirler yazan şairlerin en önde gelenleri, John Donne, George Herbert, Henry Vaughan ve Andrew Marwell’dir.

    Samuel Johnson da “metafizik imge”yi tanımlayan kişi olur. Ona göre metafizik imge, uyuşmazlıkların uyumudur. Johnson, metafizik şairlerinin birbiriyle bağdaşmaz görünen düşünce ve öğeleri, zorlamayla bir araya getirmeye çalıştıklarını belirtir.

    Metafizik şiirde, görünürde benzeşmeyen şeyler arasında akla gelmeyecek benzerlikler bulmak, bağdaşmaz gibi görünen şeyleri bağdaştırmak önemlidir.

    Metafizik şairler geleneksel olarak şiirsel olmadığı kabul edilen konuları şiirlerinde işlemekten kaçınmamışlardır. Örneğin John Donne, ayak kokusunu şiirsel malzeme olarak kullanmış tek şair olarak tanınır. Metafizik Şiirde en uyuşmaz durumlar bir araya getirilir ve böylece okuyucu şaşırtılır. Örnek olarak John Donne bir şiirinde sevgilileri pergelin ayaklarına benzetmiştir. Pergelin sabit ayağının iki sevgiliden birinin ruhunun olduğunu belirtmiştir. Pergelin hareketi her iki sevgilinin hareketlerine bağlıdır.

    Türk edebiyatında ise Metafizik şiirlere Turgut Uyar, Edip Cansever ve Sezai Karakoç yer vermiştir.

    (Kaynaklar: http://fcfanzin.blogcu.com/metafizik-siir/15038876

    http://www.nenedirvikipedi.com/...-yazarlari-6772.html)

    -----------------------------------------------------------------

    Didem Madak’ın şiirlerinde üç şey dikkatimi çok çekti. İlk dikkatimi çeken şey “Ah’lar Ağacı” ndaki bazı şiirlerin Metafizik şiire benziyor oluşuydu. Madak birbiriyle alakasız şeyler arasında bir ilgi kurabilmiş. Buna aşağıdaki şiir alıntıları örnek olarak gösterilebilir.

    MÜSVEDDELER 2.

    Hem otuzumu geçtim azıcık
    Gerisini ben yürürüm artık.
    Çizgili olsun, buruşsun yüzü,
    Şiirlerim için yaşlanma etkilerini geciktirici krem
    kullanmayacağım.

    (Sayfa 57 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)


    MÜSVEDDELER 1.


    Tekke ve zaviyeleri kapatıldı kalbimin


    (Sayfa 54 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

    AH'LAR AĞACI 2

    Bizler sarımsak kokan uzun bir dizenin,
    Fötr şapkalı kelimeleriydik,
    Çürük dişlerimizle bizler,
    Dökülmüş harfler gibi kelimelerden,
    Saf ve pembe gülümserdik.


    (Sayfa 27 - 12. Basım, Eylül 2017,Metis Yayınları)

    AH'LAR AĞACI 2

    Bazen sevinince annem gibi,
    Rengârenk reçeller dizerim kalbimin raflarına.


    (Sayfa 24 - 12. Basım, Eylül 2017,Metis Yayınları)

    -------------------

    Didem Madak’ın şiirlerinde dikkatimi çok çeken ikinci şey tasavvuftu. Madak bazı şiirlerinde dini terimleri kullanmış. Aşağıdaki şiir alıntıları da buna örnektir.

    SİZ AŞKTAN N'ANLARSINIZ BAYIM?


    Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
    Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
    Tesbih tanelerim bitse gözyaşlarım...
    Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
    Aşk diyorsunuz ya
    Ben istemenin Allahını bilirim bayım!

    (Sayfa 35 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

    POLLYANNA’YA SON MEKTUP

    Secde eden alnımı,
    Şarap içen dudağımla öpmek istedim.
    Dizlerimde ve dirseklerimde nasır tutan arayışımı
    Beyaz bir merhemle ovmak istedim.
    Beyaz bir günahtır aramak kimi zaman Pollyanna…

    (Sayfa 49- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

    AĞLAYAN KAYA

    Şiirimin Hacer’ül esved taşı


    (Sayfa 66- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

    PARAGRAF BAŞI
    ...
    Ben bir şair olarak güllerden bıkmamıştım daha,
    Ba’su ba’del mevt
    Hayata daha çok vardı
    Beni anla.
    ...
    (Sayfa 72)

    -----------------------
    Paragraf Başı adlı şiirde “ Ba’su ba’del mevt” dikkatimi çekti ve anlamını merak edip araştırdım.

    Basü badel mevt:
    1. Kıyamet gü¬nünde ölülerin diriltilmesi, ölümden sonra dirilme.
    2. Uyanış, diriliş, canlanış, yeni bir hayata başlayış.
    (kaynak: https://www.sozluklugat.net/...badel-mevt-ne-demek/)

    Basü Badel Mevt; “Öldükten sonra dirilmek” demektir ki İslam inancına göre bu haktır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Sonra siz, kıyamet gününde tekrar diriltilip kaldırılacaksınız” buyurmuştur. (El Mümin-16).

    (kaynak: https://www.huzurdini.com/...l-mevt-ne-demek.html)

    ---------------------------------------------------------


    Bütün serotonin geri alım inhibitörleri birleşseler
    Geri alamazlar çünkü
    Hayra yorulmuş kadar sevinen hayatı,
    geri alamazlar bir avuç karınca kumunun huzurunu.

    (Sayfa 63- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

    Yukarıdaki dörtlükte tıp terimlerinin kullanılması dikkatimi çeken üçüncü şeydi. Bir şiirde tıp terimlerinin kullanılması doğrusu hiç aklıma gelmezdi.

    * "Farklı Türleri Keşfet" etkinliği için Necip Gerboğa'ya çok teşekkür ederim. Onun sayesinde hayatımda ilk kez şiir kitabı okudum. İlk kitabım Şükrü Erbaş'ın "Aykırı Yaşamak" adlı kitabıydı. Madak'ınki okuduğum ikinci şiir kitabı oldu.