Hiç kimse başka bir insanı yetiştiremez.Bir insan yetişmeye karar verdiği zaman onu yetiştirecek en önemli kişi yine kendisidir.Sen ancak onun hedeflerini bulmasına yardım edebilirsin.Ona bir bilinç ve hedefine giden yolda işine yarayacak aletler verirsin.Böylelikle rüzgar nereden eserse essin,hedefini biliyorsa,o kişi rüzgarı kullanıp sandalını istediği yere götürür.Çünkü sadece kişinin kendisi yirmi dört saat kendisiyle beraberdir.Neye muktedir olduğunu en iyi kendisi bilir.
Nitekim öze güven demek ne kadar güçlü,ne kadar becerikli olduğunu bilmek değil; potansiyelinin ne olduğunu bilebilmektir. Çünkü kişi potansiyelinin ne olduğunu keşfettiğinde neyi yapabileceği kadar neyi yapamacağını da bilir.
Kimi insan,sahada kan ter içinde kalan bir futbolcu gibi yaşar her anını.Tribünde değildir.Yağmur çamur olsa da,kazansa da kaybetse de hep sahadadır.Her güne,’’Kendi yaşamımda varım,kendi yolculuğumu yapıyorum,’’kıvancıyla başlar.
Niyeti bilgiye,bilgi eyleme,eylem neticeye götürüyor.İşte işin püf noktası tam da burada:Bu niyet nerden geliyor? Kızılderili bilgenin sözlerini hatırlamanın tam sırası;”Bir savaşçının gücü,niyetinin saflığındadır.”