Selam, Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım isimli hüzünlü şarkı tadında bir roman ile geldim.
Umut çocukluk arkadaşı Elif' e çok küçük yaşta aşık olur. Elif de onu sever diye bekler, Elif aşkı başka kalpler de aradığında Umut' un kalbi acır ama yine de bekler. Elif bir gün darmadağın gelir Umut onu toplar, sanar ki artık Elif onunladır. Üniversite tercihini dahi ona göre planlar, ev tutar. Bekler, bekler ama Elif gider ...Elif'in ardında kalan artık Umut degildir, perisan bir haldedir. Onun toparlanması yıllar alır elleriyle kurduğu bir düzeni ama kimseye bağlanamayan kalbiyle ordan oraya vurur yıllarca. 15 yıl sonra Elif geri gelir ve Umut ona neden niye diye sormaz. Bir insan kaç defa gider... Yada bir insan birini kaç ay, kaç yıl bekleyebilir ki... Umut'un ömrü bir şarkı gibi hüzünlü geçsede dönüp baktığında dolduramadığı boşluğu fark ediyor. Ve bu boşluğun Elifle de ilgisi yok aslında ve ondandır " Zaten o şarkıyı ben sana yazmadım."deyişi. Bir şarkının nakaratı gibiydi Umut'un hayatı, tekrar tekrar aynı acı.
Yazarın duyguları ele alışı, ince ince işleyişi okuyucuya hissettirişi muazzamdı. Yine yazarın kalemindendir ki kitap aktı gitti.Bu kurguda en çok hiç sevilmeyen Nilay'a üzüldüm. Okuyanlar anlayacak Anlamayanlar da bir zahmet okuyun.
Reklam değil #okuduklarımıpaylaşıyorum
#zatenoşarkıyıbensanayazmadım