Bilginin, kitapların çok sınırlı olduğu dönemlerde başka seçenek
olmadığı için bellek ambar olarak görülmüş olabilir. Artık bilgiyi
saklamak değil, yeni bağlantılar kurabilmek için sonsuz bilgiyi nasıl
süzeceğimizi öğrenmek önemli ... Çocuklarımızı bu bağlantıları
kurabilme gücüne, kabiliyetine yöneltmemiz daha iyi bir fikir gibi
duruyor.
"Kıyamam!" diyerek çocuk adına davrananlar ellerinde kıyma
makinesiyle dolaşıyorlar aslında. Çocuğun gelişimsel görevlerini
yapmasına olanak vermemek onu zayıflatmak ve gelecekteki gücünü
ortadan kaldırmaktır
Efkar, fikir kelimesinin çoğulu.
Düşünceli olmak demek yani; doğrudan kaygılı, hüzünlü, sıkıntılı anlamlarını karşılamıyor. Biz o güzelim kelimeyi bozup
sıkıntılı, melankolik, stresli insanlar için "efkarlı" yakıştırmasını
yapmışız ve üzüntünün karşılığı olarak koymuşuz. Şimdi hastalık,
elem, keder manaları taşıyan "dert" kelimesini "efkar"ın yerine
koymaya çalışıyoruz.