Hikaye Maya'nın kocası Yahya ve oğlu Yakup'u para için terkedip Kenan adında bir ağa oğluna kaçmasıyla başlıyor. Yahya'nın öfkeden Hidayet Ağa ve Kasım'ı vurması, Yakup'un el elinde büyümesine neden oluyor. Hasipten 10 yıl sonra çıkan Yakup oğlunu da alıp Ankara'ya gidiyor. Yahya oğluna sürekli intikam planlarından bahsedip onu hırs alma duygusuyla büyütüyor. Buna rağmen karate kursu için gittiği yerde dindar bir hocayla karşılaşıp içindeki nefreti eriten Yakup merhametli bir çocuk oluyor. Çalışkan da bir çocuk olan Yakup kaderin de yardımıyla çok zenginleşiyor. Bu arada fakültede bir kıza gönlünü kaptırıyor ki bu kız kendisine düşman olarak büyütülmüş teyzesinin kızı Cemre. Zamanla babasının yıllardır kurduğu intikam planına yetecek kadar parası oluyor fakat Yahya yıllardır beklediği bu haberi aldığı günün sabahı ölüyor. Yakup memleketi Kudüm'e dönerek iş hanı, ticarethane ve görkemli bir villa yaptırıyor. Fakat babasının aksine içinde sevgi, merhamet bulunan Yakup oraya barış getirmeye ve kendisini Cemre'ye hayat arkadaşı olarak kabul ettirmeye gidiyor.
Mutlu sonla biten bir romandı. Yine dini öğütler vardı ama hikayenin içine serpiştirilmiş olduğu için çok daha hoşuma gitti. Bundan önce Güneşe Matem Düştü adlı romanını okumuştum. Ama orada çok mesajlar çok bariz verilmişti ve sevmemiştim bu yüzden. Yakup'un öğretmenine okuduğu şiir, yaşadığı öksüzlük duygusu gerçekten etkileyiciydi. Ben Timaş Yayıncılıktan okudum ve o kadar yazım, imla, harf hatası ki kesinlikle tavsiye etmem. Ama hikaye tatlı bir tebessüm bıraktı bitirirken.
İyi okumalar..