Elif

Elif
@eliff26
49 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·219 syf.··
2020 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2020 19:50
Yazar alışkın olduğumuz ağa-köylü ilişkisinin tam tersini işlemiş bu romanında. Normalde ezilen köylü ezen ağayken bu romanda işler değişiyor. Bük halkı Yarbükü'nün mazlum yaratılışlı ağası Remzi'ye etmediğini bırakmıyor.
YarbüküTalip Apaydın · Ararat Yayınevi · 1968123 okunma
Merhaba, yalnız buradaki ağalık sembolik bir durum. Köy ağalığı yok burada. Sadece vadideki çeltik tarlasının dönümü diğerlerinden biraz fazla olduğu için kinayeli olarak "ağa" denilmiş. Tarlası en sonda ve çeltiğine su bırakmıyor diğer komşular. Angarya işleri ona yüklemek için de "sen ağasın sen yap o zaman" diyorlar. Bilindik ağa-köylü ilişkilerinde ağa çalışmaz. Ağanın birkaç karısı vardır. Emrinde çalışan işçileri vardır. Bizim Remzi'nin ise kirli yazmalı anası, desenleri solmuş döşeği ve bir çift ayakkabısı var (Yarbükü'nden yalınayak gelince hanımının ayakkabılarını giymişti).
Kitabı ben de okudum dediklerinize katılıyorum o okumaya, izlemeye alışkın olduğumuz ağalardan değil. Zaten Remzi'nin ağalığı da babasından kalma ve ağa olma gibi bir amacı yok. Ama yinede varlıklı biri köyün en büyük çeltik tarlasi onun sadece zalim değil.