“… ben size bir şey diyeyim mi: Tereza Batista, halka benzer beyim, halkın ta kendisidir. Bir yığın acı çekmiş ve yenik düştüğünü hiç anlayamamış, ezildiğini bilememiş Brezilya halkına benzer Tereza. Artık işleri bitiktir, öldüler diye düşündüğünüz an, tabuttan fırlayıp dikiliverirler karşınıza Brezilyalılar.”
“Uğursuz ruhlara karşı meydan okumak dediniz mi, ben bir tek, adı geçen Tereza'yı bilirim ve bu genç kızın bu yiğitlik sıfatını hak edip etmediğini öğrenmek ister de bana sorarsanız, size böylece dosdoğru yanıt veririm. Kafa tuttu ve dövüştü, eğer bana inanmazsanız arkadaş, gidin orada bulunanlara sorun. Kaçmadı, bağış dilemedi, o uğursuz anda imdat diye bağırdıysa bile, kimse yardım etmedi, bir tek kendisi; böylesine yalnız bir çocuk daha olmamıştır, Tanrı'nın ve insanoğlunun bıraktığı, başladığı bir çocuk. Gövdesini böyle kapamıştır: Gövdesi Kapalı Tereza; kurşuna, bıçağa ve yılan zehrine karşı.
…
Ama bakınız efendim, dünya çok kuşkucu oldu, ben size söyleyeyim, benim tanıdığım Tereza, hakkında tanıklık ettiğim Yeni-Ay Tereza bal rengindeydi, bal yaradılışlıydı; romanslar söylerdi; barışçıl ve tatlı havalar, sevgiyle örülmüş yumuşacık türküler söylerdi."