efil

efil
@elifwi
hep yaşın 19
Bütün canlılar evrenin çarkında iç içe geçmiş dişlilerdir. Görünüşte yalnızca çevresindekilerin etkisindeymiş gibi dursalar da harici tesirlerin alanı sonsuz mesafelere kadar yayılır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yıkmak için inşa ediyoruz. Çalışmalarımızla kaynaklarımızın çoğu insafsızca heba ediliyor. İlerleyişimizi tahribatla damgalıyoruz. Gözümüzün gördüğü her yerde zaman, emek ve yaşam kaybı var. Sevimsiz bir manzara; ama gerçek bu.
En başından beri, sayısız nesildir, kadınların sosyal hayattaki itaatkârlığı, doğal olarak, erkeklerden hiç de geri kalmadığını bildiğimiz zihinsel yeteneklerinde kısmen körelmeye ya da en azından bu özelliklerin kalıtsal mirasında bir durulmaya yol açmıştır. Fakat kadınlar zihinsel hünerler ve başarılar açısından erkeklerle eş kapasitede olduklarını göstermişlerdir ve nesiller birbirini takip ettikçe bu kapasite daha da artacaktır; ortalama bir kadın ortalama bir erkek kadar tahsil görecek, hatta, beyninin uykudaki yetenekleri asırlarca dinlenmede kaldığı için daha güçlü çalışacak ve bu sebeple kadının tahsili daha bile iyi olacaktır. Kadınlar geçmiş emsalleri yok sayacak ve kendi gelişimleriyle medeniyeti irkilteceklerdir.
Arı hayatının merkezinde kraliçe arı vardır. Kraliçe arı kovana kalıtsal hakkı olduğu için hükmetmez, -zira her yumurtadan bir kraliçe arı çıkabilir- bu böcek türünün rahmi görevini gördüğü için hükmeder.
İnsanlığın ilerlemesini engelleyen en büyük direnç, Buda’nın deyişiyle, “Dünyanın en büyük kötülüğü” cehalettir. Cehaletten kaynaklanan bu direnç ancak bilginin aktarılması ve insanlığın heterojen unsurlarının birleştirilmesiyle mümkün olacaktır. Bu amaç uğruna hiçbir emek boşa harcanmış olmaz.