Başkasının mutsuzluğundan kendimize pay çıkaracak insanlar değildik, hayat bizi bi yerlere getirmedi sürüne sürüne kalkmaya çalıştık ayağa... Çok şey yuttuk anlatamadığımız, sigaraları söndürürken çıkan o sesler bile rahatlatmadı yüreğimizi. Ne kadar önümüze bakalım desek hep geride kaldı yüzümüz, hissettiklerimizi hissettiremedik kimselere. Yolumuz uzun alabildiğine sonu görünmeyen cinsten, sanırım ömrümüz bitti ama o yol hiç bitmedi, kimse unuttum demesin, yalan söylemesin hiçbir şey unutulmaz çünkü, yol hep uzar, adımlar yavaşlar belki ama yine de unutulmaz. Şimdi söyleyin varabileciğimiz yerler ne kadar yakın? Destek istemedik bu zamana kadar bi başkasından, omuzumuza yüklenemediğimiz dertler için yara bandi olmayı hiç beceremedik, zaten tuz ruhu olmuşuz kendimize halimizden kime ne?
Herkes hayatının belirli zamanında demiştir "kimseler anlamaz beni", bizim hayatımızın gizli öznesi bu cümle, anlatamadığımız herşeyde içimizde boğulduğumuzdan. Siz gündüzleri seversiniz, biz geceleri, siz dokunmayı marifet sanarsınız biz koklamayı.
Sadece bunu çok iyi anlıyoruz; anlatamadıkça geberiyoruz. Ana baba duası ne kadar daha zırh kalır üzerimizde bilmiyoruz....