"Halimi görünce, bir gülümsedi ki evlatçım, güller açtı yüzünde. Karnımdan yukarı bir sıcaklık, kulaklarım uğulduyor, bayılıyorum sandım. 'İyi misiniz?' deyip koştu yanıma. Elindekileri fırlatıverdi sandalyenin üzerine. Elini alnıma koydu. İşte Arif'ti o. Bugün ölmüş."