Bakmıyordu yüzüme , konuşmuyordu benimle üstelik hiç tanımamış gibi yapıyordu . Ama ama ellerinde ki kan bunun aksini gösteriyordu. Hayır hayır doğruydu , buda böyle bir katildi. Belkide benimle öğrendi katil olmayı. Ne kadar konuşmayıp ,bakmayip , tanımasada ben ellerindeydim. Kanım hâlâ ruhunda dolaşıyordu. Fark etmeyecekti. Kurtulmaya çalışıyorum hemde tüm gücümle . Bu can nasıl tüm varım yoğumla çabalamam ki. Başka kurtulmak için ne yapılır bilmiyorum. Ya ellerinde ölürsem :-(
Hep bir yemeğe benzetirim yaşamı.
İlk insanlar dünyaya geldiğinde her şey (tüm malzemeler) mevcuttu.
Herkes eline geçen ile yemek yaptı .kimi çok karma kimi çok sade , kimi çok tuzlu , kimi çok acı ...
Yaşamda tam olarak bu. Kural yok , tek kural ölmemek. İstediğin karmayı yap ama dikkat et güzel gelsin, güzel gelsin ki bir sonraki gün yaşamak isteyelim.
Bir testere ile ağaç kesilir. Testere olmaz ise balta ile kesilir, balta olmaz ise bıçak ile yapılır, bıçak olmaz ise taş ile yapılır, taş olmaz ise başka bir şey ile yapılır. ama yapılır. İnsanoğlu bu efenim elinde olanı ile yaşamayı bugün değil , milyonlarca yıl önce öğrendi.
Çıkarılacak ders: Kendinizi bir bok zannetmeyin.
Siz siz olun eksiğim ,oyum buyum şuyum diye kendinizi değiştirmeye çalışmayın. Kimse kendini bilmiyor. Hepsi ya doğuştan çizilen yolda ya da kendine göre doğru diye çizdiği yolda ve hiç birinin fikri net olarak doğru değil.
Sorarlar size bir taşa niye masa dedin diye ama taşın masa olmadığını ya da ne kadar olduğunu bilmiyorlar. Bu senin yaşantın ve sen yeni kavramlar,yeni yaşantılar, yeni düşünceler yaratabilirsin .