Ayşe

Ayşe
Mirror mirror on the wall, who’s the fairest of them all? …
Kafa karışıklığı iyidir.
Kafa karışıklığına açık olmanın iyi yaşamanın ön koşullarından biri olduğunu artık anlamış bulunuyorum. *Her şeyin basit olmasını isteyerek kendimizi hapsediyor olabiliriz.*
Sayfa 196
Alıntı
Anlaşılmak, kabul edilmek…
Aşkın nadir bulunan bir şey olduğu söylenir. Ben bundan çok emin değilim. Esas nadir bulunan, aşktan daha çok arzuladığımız bir şeydir. Anlaşılmak. Eğer anlaşılmıyorsak, sevilmenin de bir anlamı kalmıyor. Böyle insanlar kendi zihinlerinde yarattıkları, sen olduğunu zannettikleri bir fikre âşık oluyorlar. Onlar aşka aşık. Kendi âşık hallerine. Ama anlaşılmak…
Sayfa 142
Alıntı
Kırılan radyolar
Her şey kötü gittiğinde, değişimin gerçekleşebilmesi için dibe vurmamız gerekir. Çıkış yolunu bulabilmek için bazen kendimizi tuzaga düşmüş gibi hissetmemiz gerekir. Kendimizle güpegündüz, ferah bir ortamda yüzleşemeyiz. Çalan şarkıyı dinleyerek radyonun ne olduğunu anlayamayız. Nasıl yapıldığını görebilmek için bazen de radyoyu kırmak gerek.
Sayfa 100
Alıntı
Birinin yasını tutarken, her şeyde ondan bir mesaj görüyorsun. Tek bir çimenin üzerine vuran güneşte bile. Bütün dünya onun tercümanına dönüşüyor
Sayfa 22
Alıntı
Bir hatıranın miadı dolmuyorsa onu yazmak mecburiyettir artık.
Alıntı