Kafa karışıklığına açık olmanın iyi yaşamanın ön koşullarından biri olduğunu artık anlamış bulunuyorum.
*Her şeyin basit olmasını isteyerek kendimizi hapsediyor olabiliriz.*
Aşkın nadir bulunan bir şey olduğu söylenir. Ben bundan çok emin değilim. Esas nadir bulunan, aşktan daha çok arzuladığımız bir şeydir. Anlaşılmak. Eğer anlaşılmıyorsak, sevilmenin de bir anlamı kalmıyor. Böyle insanlar kendi zihinlerinde yarattıkları, sen olduğunu zannettikleri bir fikre âşık oluyorlar. Onlar aşka aşık. Kendi âşık hallerine. Ama anlaşılmak…
Her şey kötü gittiğinde, değişimin gerçekleşebilmesi için dibe vurmamız gerekir. Çıkış yolunu bulabilmek için bazen kendimizi tuzaga düşmüş gibi hissetmemiz gerekir. Kendimizle güpegündüz, ferah bir ortamda yüzleşemeyiz. Çalan şarkıyı dinleyerek radyonun ne olduğunu anlayamayız. Nasıl yapıldığını görebilmek için bazen de radyoyu kırmak gerek.