• "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü de maalesef kapitalizme kurban giden günlerden biri oldu. 8 Mart'ta hakları için baş kaldıran kadınları anacağımıza ya da biz kadınların da bu dünyada çok önemli bir yeri olduğunu göstermek ve kanıtlamak yerine, bugünü kadınlara hediye gününe, mağazalarda indirim gününe çevirdik."
    Kolektif
    Sayfa 38 - Sevim Baki
  • İncelemedeki şiir bu günün anısına, erkek olmak nedir bilmeyen erkeklere armağan olsun.

    Kadınlar gününde bir kadın şair Sennur Sezer i seçmiş olmam elbette ki tesadüf değil. Özenle seçtim. Ben kadınlar gününü şahsen sevgililer gününe benzetilmesinden pek hoşnut değilim. "Ayyy sevgilim bana kadınlar gününde pırlanta yüzük aldı" demek değildir kadınlar günü. Zaten erkeğin erkek olduğu yerde kadınlar gününe gerek olmadığı düşüncesindeyim.

    Kadınlar gününün asıl amacı emekçi kadınlar günü olduğundan önemli kadın şairlerimizden en emekçisi, en direnişçisi olan kadın isminin hakkını hakkıyla verebilmiş ve ayrıca Nazım Hikmet Ran , Ahmed Arif Enver Gökçe , gibi siyasi kimliğini edebiyat kimliğiyle yürütebilen bir isim Sennur Sezer

    Kadın şair olmak gerçekten zordur bu nedenle sayıları çok azdır. Nedenine gelince kadınlar duygularını dışa yansıtmayı çok iyi bilirler. Sanırım içlerinde bırakacak duygu kalmadığından ötürü şiirde her bir kadın başarılı olamıyor. Bu sebeple var olan kadın şairlerin en ünlü erkek şairlerden daha iyi oldukları kanaatindeyim. Çünkü gerçekten zor bir şey başarıyorlar. Ve Sennur Sezer şiirlerinde gözleriyle kucaklıyor bizi ve bastırıyor yüreğini mısraların en dibine.



    Sen ki övünürsün kadınlara egemenliğinle
    Söyle
    Nedir el değmemişlik ve ne zaman biter
    Ve neden daha kolay bir fahişeyi şaşırtmak
    Yaşlı bir bakireyi hoşnut etmekten
    Söyle
    Nasıl altedilir el değmemişlik
    O ulaşılmaz noktada
    Yeniden yeniden ürerken

    Sen ki övünürsün
    Gövden ve sertliğinle
    Bir bulutu ele geçirdin mi
    Ve gökkuşağını doladın mı beline...
    Söyle
    Bir kızı nasıl ayırırsın bir anadan
    Göğüslerine dokunmadan

    Gövdenden kurtulmaktır sevişmek
    Düşlerinden sıyrılmak
    Yeni bir etle kuşanmak yaşamayı
    Ellerini kamaştırır etin
    Eğilirsin
    Ve bezgin boşalırsın yatağına
    Kendine kapalı ırmak

    Sen ki övünürsün kadınlara egemenliğinle
    Usanmadın mı sarılmaktan gölgene
    Söyle.

    Yanılıyorsunuz sayın şair yanılıyorsunuz
    Söz konusu kadınlar olduğunda
    Diyelim çok seviyorsunuz, seviliyorsunuz
    Sevdalısınız hatta
    Yine de tanımıyorsunuz sevdalınızı
    Sizin bildiğiniz bir iç baygınlığı
    Sevda değil diyebilirim de
    Neyse...
    Bilmiyorsunuz çünkü
    Nedir ormanla benzeştiren
    Ve ayıran bir kadını

    Haklısınız
    Adımlayıp yıllar yılı bir sokağı
    Taşlarını bilmemek olası
    Ama bir kadın
    Nasıl çağrıştırır sokakları

    Yaklaştıkça uzaklaşan
    O koku, renk
    Ve gökyüzünü yitirmiş gibi
    Başdönmesi
    Girdikçe içine, daldıkça, derinleştikçe
    Ya da kendine çektikçe
    Aldığını kendi kılan
    Orman nasıl ayrılır bir kadından

    Severken öldürmek kuşkusu
    Ve anasını kıskanmak tüm dünyadan
    Yüreğinize çarpan
    Ah bir kadından doğmasaydınız keşke...

    Söyleyin nasıl ayırırsınız bir taşı öteki çakıldan
  • Emekçi kadınlar günü kutlu olsun. Bütün kadınların gözlerinden öperim.
  • DÜNYA KADINLAR GÜNÜ İLK NE ZAMAN ORTAYA ÇIKTI?

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tüm dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır.

    8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.

    26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

    İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1917 Bolşevik Devrimi'nin önderi ve Sovyetler Birliği'nin kurucusu Lenin'in önerisiyle 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) gerçekleşti. Adı da "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak belirlendi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında sosyalizmin yayılmasından çekinen bazı ülkelerde anılması yasaklanan[kaynak belirtilmeli] Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleşen çeşitli gösterilerde anılmaya başlanmasıyla Batı Bloku ülkelerinde daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti.

    Bununla birlikte Birleşmiş Milletler'in resmi internet sayfasında, günün tarihine ilişkin bölümde kutlamanın New York'ta ölen kadın işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.
  • Kadınlar gününü; Ülkemde ve dünyada kadınlara şiddetin, tecavüzün ve baskının uygulanmadığı ve gerekli cezanın suçu işleyene aynı şiddetle verildiği o gün gelene kadar kutlanacak bir gün olarak görmemeye devam edeceğim.
    Ancak o gün geldiğinde kutlanacak bir şeyler var demektir.
    Ayrıca Emekçi Kadınlar Günü ABD'de grev sırasında ölen kadın işçiler anısına ilan edilmiş bir gündür.
    Her gün kadın cinayetlerinin, kadına şiddetin olduğu bir ülkede neyin 'sahte kutlamasını' yapıyoruz ki..?
  • LİLİTH, Yahudi ve bazı hıristiyan inançlarında Adem'in aslında ilk eşidir. İnanışa göre Lilith, Âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldığından Âdem'in kendisine eşit olduğu görüşündeydi. Bu yüzden, kadın erkeğe seslendi(Lilith, Âdem'e): 'ben senin altında yatmak istemiyorum'. Ve erkek karşılık verdi: 'Ben senin altında değil üstünde yatmak istiyorum; çünkü sen altta olmayı hak ediyorsun ve ben üstün olmayı hak ediyorum'. Kadın karşılık verdi: 'İkimiz de eşitiz; çünkü ikimiz de topraktan yaratıldık'. Ve her ikisi de birbirlerini anlamayı reddettiler. Bu yüzden Lilith lanetlendi. Ve her gün yüz şeytanının (Lilith'in oğulları) ölmesini göze aldı.

    HAVVA, İsrail Tanrısı Adem'i Cennet bahçelerine bekçi diker cennetin her türlü nimetinden yararlanmayı Adem'e helal kılar. Bir tek iyilik ve kötülük bilme ağacına yaklaşmamasını emreder. Fakat yılan kadını kandırarak Adem'den yasak meyveyi kopartmasını istetir ve başarır. Yasak meyve yenilir yenilmez Adem ve Havva'nın gözleri açılır ve çırılçıplak kalıverirler. Yılan, Tanrı'ya başkaldırının aracı olarak tabiatı Adem'in eğri kaburga kemiğinden yaratıldığından eğri olan, doğruluktan sapmaya ve günaha daha meyilli olan Havva'yı seçmiş ve başarılı olmuştur. Tanrı'nın emrini çiğneme ilk günah ve suçtur. Suçun sahibi ve kaynağı ise kadın(Havva)'dır. Tanrı ilahi mahkemede erkeği ve kadını yargılar ve cezalandırır. Bu cezalar Tekvin III/16-17'de şöyle ifade edilir:
    ''Zahmetini ve gebeliğini ziyadesiyle artıracağım. Ağrılar içinde çocuk doğuracaksın. Ve isteğin kocana olacak. O da sana egemen olacak.'' Kadının cezası erkeğinkinden daha ağırdır. İsrail Tanrısı, cezaları verirken en çok kadını suçlamıştır.

    PANDORA, Yunan mitolojisinde kötü bir kadındır Pandora. Yeryüzünde yaşayan tüm insanların kötülüklerden, pis ve ağır işlerden, bulaşıcı yıpratıcı ağır hastalıklardan uzak yaşadığı Altın Çağ'a son veren kötü varlıktır. Efsaneye göre Kral Tanrı Zeus, Prometheus'un insanlara vermek için ateşi çalmasına öfkelenir ve insan ırkının(o zamana kadar sadece erkekler) başına bela olacak bir ırk yaratılmasını ister. İçine ölümlülerde bulunan insan sesi ve gücü koydurur. Tanrıçalar kadar güzel genç bir kızdır Pandora. Ancak yüreği Zeus'un isteği ÜZERİNE KÖPEK YÜREĞİNDEN, tabiatı ise TİLKİ TABİATINDAN yaratılır. Günümüzde ''Pandora'nın kutusu'' kötülüklerin dünyaya saçıldığı bir başlangıç, Pandora da karalar içinde kapkaranlık bir dünyanın tanrıçası olarak resmedilir. Pandora, kadının bütük kötülüklerin anası ve erkeğin düştüğü yanlışların baş sorumlusu kabul edilmesinin en sarsıcı örneklerinden biridir.

    TRUVALI HELEN, tarihin ilk büyük savaşının, Doğu-Batı arasında geçen ilk büyük savaşın, hakkında destanlar yazılan bu efsanenin, suçlusunun ve sebebinin bir kadın olması tesadüf mü ?

    SAPPHO, Lirik şiirleriyle ünlü Yunan kadın şair, M.Ö 7.yüzyıl sonunda Lesbos'ta(Midilli Adası) doğdu. Sappho kadınların ve genç kızların oluşturduğu bir çevrede başı çeken kişilikti ve birçok şiirinde ele aldığı konularda neredeyse tamamen kadınlarla ilgiliydi. Hatta sadece kız çocuklarının gidebildiği, kızlara özel okulu onun açtığına dair veriler mevcuttur. Sappho, çevresindeki kadınlarla, genç kızlarla ilgili çok içli dışlıydı, kişilere duyduğu sevgiyi(bazen de nefreti) büyük bir sadelik ve tutkuyla dile getirirdi. En ünlü şiirlerinden birisi bir kıza ilanı aşkıdır. Sappho'nun günümüze ulaşan parçalarında bedensel ilişkilere dair açık seçik göndermeler olmamasına rağmen, zamanın otoriteleri tarafından eşcinsellikle ilişkilendirildi. Ona Lesbos'lu anlamına gelen 'Lesbian' derlerdi, kendisi eşcinsellikle ilişkilendirildiği için lezbiyen kelimesi de buradan doğmuştur.

    HYPATIA, İskenderiyeli matematikçi ve yeni-platoncu kadın filozof. Kendini matematik bilimine adayarak oldukça iyi yetiştirmiş, dünyanın güneş sistemindeki yörüngesinin ''Elips'' şeklinde olduğu bulgusuna ulaşmış, mükemmel zekada ve donanımda, seçkin bir bilim insanıdır. Ayaktakımı hıristiyanlar tarafından bindiği arabadan indirilmiş, çırılçıplak soyulup ''Kadınlığı aşağılanarak'' kadın olmaktan öte hiçbir vasıf taşıyamayacağı anlatılarak, taşlanmış, haddi bildirilmiş sonra da kiliseye götürülmüş ve insanlık dışı bir biçimde eti kemiklerinden keskin midye kabuklarıyla kesilip ayrılarak ve titreyen organları ateşe atılıp yakılarak infaz edilmiştir.

    Kısacası, kafalarının içinde beyin yerine şeytan taşıdıkları için kadınlardan iyi fikirler üretilemeyeceği gibi bir bağnaz düşünce yüzünden bildiğimiz ve hiç bilemeyeceğimiz binlerce kadın harcanmıştır.

    Konuyu binlerce satıra uzatmak mümkün, elimden geldiğince KADIN'ın hikayesini anlatmaya çalıştım, umarım günümüzdeki BAKIŞ'a gelinen yolun anlaşılmasında biraz da olsa faydası dokunur.

    Tüm Kadınların Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun.

    Dünyayı Eşitlik Kurtaracak.


    - Notlar + Derlemelerim, P.o.k.e.r.f.a.c.e