Zaten iman etmiş bir insan, ister bir dağın başında yaşasın, isterse bir atölyede çalışsın, yani fiziki olarak nerede bulunursa bulunsun, bir üst alemle kurduğu bağdan dolayı ümmete katılmış olur. Mesela ben bu mekanda maddi olarak yalnızım ama manevi açıdan, şu anda bütün ümmet etrafımda. Evet, ben şu anda ümmetin ortasındayım. Yalnız başıma bir odadayım ama kalbimin beni temasa soktuğu bir muhteva var.
Çocuklarına, alemin neye dair olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini bildirmekten aciz bir dünyada esenliğin, mutluluğun, bilginin, anlamın bir katresinden söz edilebilir mi?