Baltacı Mehmed Paşa, Ruslar’ın barış isteğini kabul etti. Prut Antlaşması’nı yaparak yok olmak üzere olan bütün Rus ordusunun silahları ile birlikte çekip gitmesine izin verdi. Acaba ne olmuştu?
Çar Petro, Osmanlı askerlerinin arasından geçmeye muvaffak olan bir adamıyla Moskova’ya gönderdiği mektubunda: “Hiçbir suçum olmadığı halde, yanlış düşüncelere kapılarak ordumun dört misli bir Osmanlı ordusu tarafından sarılmış bulunuyorum. Tanrı hiç ummadığımız bir anda yardımımıza yetişmeyecek olursa, burada ya birer birer öleceğiz ya da esir olacağız. Eğer beni Osmanlılar esir edecek olursa beni artık çarınız, senyörünüz olarak saymayın. Hatta benim el yazım olduğunu anlarsanız bile emirlerime uymayın. Kendim gelinceye kadar bekleyin. Eğer öldüğümü duyarsanız içinizden en liyakatlisini seçin” diyordu.
Petro günlüğünde Osmanlılar’ın, Rus ordusunun en zayıf ve tahkimatsız olan batı kanadından saldırsalar başarılı olacaklarını, ancak bunu yapmadıklarını belirtir.