Gençlerin gelecek hayali olarak çıkarılan sonuç;
“Gelmeyi arzuladıkları makamlar kötü maaşlı, az itibarlı, geleceği olmayan, ufku olmayan, insanın bir deri koltuk üzerinde yaşlandığı, aşağı yukarı kısır bir meşgalenin hiçliği içinde yeteneklerinin günbegün körelmesine ve uyuşmasına iştirak ettiği, ama buna karşılık düşünmekten, karar vermekten ve eyleme geçmekten muaf olmanın sözcüklere sığmaz zevkini bulduğu bir memuriyettir.”
Kendimizi o kadar özgür hissediyoruz ki özgürlükle ne yapılacağını unutuyoruz. Marion’un şu sözlerinden daha doğru bir şey yok: ‘Özgürlüğümüzü zorlu bir mücadeleyle kazanmayı öğrenmedikçe asla gerçek anlamda özgür olamayız.’
Bir cimri para aşkıyla tüm bedensel zevklerinden feragat eder, kötü beslenir, yerde uyur, dosttan ve mutluluktan mahrum yaşar; siz onunkinden daha yüce bir duygu seçip bu duyguyu bilincinizde hayatın istikametini teşkil edecek denli güçlü kılmayı başaracağınızı mı düşünüyorsunuz?