Saat kaç olursa olsun beni arayabilirsin, ancak açıp efendin olmam artık. Mesaj atabilirsin, susma hakkımı kullanırım. Eskisi kadar katı değilim, karşıma çıkabilirsin elbette, sanki daha evvel seninle bir gönül başım olmamış gibi burnumun dikine yürürüm sen üzülürsün...
Ağlayabilirsin, bunu benim senin olan hayata küskünlüğüme sayarsın. Ben halden felan anlamam artık, içebilirsin de o zaman bana gelme işkembe çorbasıyla gram alakam yok..
Yaralarımı saran insanlar lazım bana, bir yara daha açan insan değil. Biz seninle olsak olsak mahalleye rezil oluruz ancak, iyisi mi, sen otur, düşün, ağla, sigaranı yak.. ben artık “uyursam geçer” cinstenim....