Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur’unda İstanbul, yalnızca bir mekân değil, romanın bütün duygusal ve düşünsel dokusunu belirleyen başlıca unsurdur. Şehrin tarihî semtleri, Boğaz’ın ritmi, camilerin sessizliği ve eski İstanbul’un zarafeti; hem bireysel hem toplumsal bir hafıza olarak metni kuşatır.
İstanbul, Mümtaz’ın iç dünyasının aynası gibidir. Şehrin güzelliği onun umutlarını, karmaşası ise huzursuzluğunu yansıtır. Nuran’la yaşadığı aşk da Boğaz’ın kıyılarında anlam kazanır; şehir, bu aşkın hem sahnesi hem de ruhudur.
Batılılaşma tartışmaları, geçmişle bugün arasındaki gerilim ve kimlik arayışı, İstanbul’un katmanlı yapısında görünür hâle gelir. Böylece şehir, sadece bir fon değil, romanın “huzur” arayışını belirleyen yaşayan bir karaktere dönüşür. Huzur, İstanbul’u anlatırken aslında insanın kendini arayışını anlatır.