• Yazıklar olsun! Utanıyorum hem de çok. Bir kadın olarak, bir anne olarak utanıyorum. Öyle derin ve öylesine acı ki bu akıl almaz önergeyi görmek, okumak ve şahit olabilmek.
    Yüreğim sızlıyor...http://melisababy.blogspot.com.tr

    Duygu Asena'nın kitabındaki gibi "Kadının Adı Yok" Tacizler, tecavüzler, kadını aşağılamak, kadını dövmek, kadını yok etmek, ötelemek, yok saymak, kadını adsız bırakmak özetle. Geniş bir okur kitlesine ulaşan bu kitabı,1998'de müstehcen bulunarak yasaklanmış. İki yıl süren dava sonucunda yayımına tekrar izin verilmiş. Bir adım bile ilerlemeden, tam aksine hınca hınç dolu dizgin yol almış bu düzen. Bu nasıl bir zihniyettir, neyin göstergesidir ki çocuk istismarcılarını, tecavüzcüleri bu önergeyle meşrulaştırıyorsunuz. Kadın olmak, çocuk olmak zor bu güzelim ülkede.

    Yok, yok, "Kadının Adı" yok. Sadece kadın mı?
    Elbette değil, ya cinsel istismara uğrayan erkek çocuklar ne olacak?
    Bu yasayı hazırlayanların kendi çocukları yok mu acaba?
    Küçücük çocukları hiç mi düşünen yok içlerinde?
    Bu nasıl bir vicdandır? Nasıl ahlaksızca ve vahşice bir karardır? Gerçekleşeceğini düşünmek bile iğrenç.

    Özetle,
    TBMM'de tecavüze uğramış çocuğun tecavüzcüsüyle evlendirilmesi durumunda adlandırmaya bile layık bulmadığım... cezasının ertelenmesini istedi. Önergeyle 4 bin tecavüzcü serbest kalacak!

    Henüz bir kaç gün öncesinde paylaştığım bir yazımda şöyle dile getirmiştim mevzuyu;
    Türk Ceza Kanunu'ndaki hukuksal düzenlemelerin tekrar gözden geçirilmesini ve bu konudaki cezaların en ağır şekilde uygulanmasını talep ediyorum ki vahşi insanlara caydırıcı bir uygulama olsun!
    Her ne kadar "mucize" beklemekle eş değerse belki de bu temenniler diyerek noktalamıştım yazımı. Şu an bir kez daha anlıyorum ki "mucize" beklentim bile ne yazık ki fazlaymış.

    Peki, öyleyse ben de bu ülkenin bir vatandaşı, bir kadın ve bir anne sıfatıyla sesleniyorum haykırışımı. Ben de bir önerge sunuyorum:

    "Hadım Cezası" istiyorum!!!

    Evet hem de tüm kalbimle istiyorum bunu. Soruna kökten çözüm.
    O zaman bir bakın derim kalıyor mu bu...sapıklar içimizde.