Eren Mert Korkmaz

Eren Mert Korkmaz
@emk54
6 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Bir katilin beyaz giyinmesi Parshendiler arasında bir âdetti. Her ne kadar Szeth sormamış olsa da, efendileri neden olduğunu açıklamışlardı. Beyaz cesur olmak içindi. Beyaz geceye karışmamak içindi. Beyaz uyarmak içindi. Çünkü eğer bir adamı öldüreceksen, geldiğini görmeye hakkı vardı.
Reklam

Eren Mert Korkmaz

, bir kitap okudu
7/10
·384 syf.·
Beğendi
·
11 günde okudu
·
2019 9. kitabı
Richard A. Knaak
8.7/10 · 63 okunma

Eren Mert Korkmaz

, bir kitap okudu
10/10
·229 syf.·
2019 8. kitabı
Michael Moorcock
8.6/10 · 36 okunma
8/10
·170 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Kitaba özel değil genel seriye olan yorumumdur Seri dışardan bakınca Elric'in rastgele maceraları gibi dursa da sürekli arka planda ilerleyen bir hikaye vardı: Kaos ile Yasa savaşı. Serinin geçtiği dünya direk bunun üzerine kuruluydu desek yanlış olmaz. Devlerin savaşı ve o savaştaki bir kuklanın hikayesi. O kukla da tahmin edeceğiniz üzere Melnibone'lu Elric; Beyaz Kurt, Akraba katili, Şeytan, Albino, Melnibone'un son İmparatoru ve çok daha fazlası olan Elric. Yavaş yavaş çökmeye başlayan, zalim ve görkemli imparatorluk olan Melnibone'un son imparatoru Elric, halkının geleneklerine saygı duysa da onun aklını kurcalayan bir konu olan "ahlak" ile çelişiyordu bu gelenekler. Aklında varoluşuna dair pek çok soru bulunuyordu ve bunlara cevap bulmak imkansız gibiydi ve bu sorulara bir cevap arayışına başlar. Bu arayış ile beraber yaşadığı maceralar çok sayıda yeni soru getirirken, az hatta hiç sayıda cevap getiriyordu. Bu maceraların sonucunda kendisini daha büyük bir işin içinde bulur. Rün tanrıları, kaos-yasa lordları, sayısız boyut, sayısız dünya, sayısız evren, zaman ve mekan kavramlarının ötesinde yaşanan olaylar... Her şeyiyle "fantastik" kavramının sınırlarını zorlayan bir seriydi. Her kitapta daha olgunlaşan, her zaman üstüne koyan bir seri. İlk hikayeler yer yer bayabilirken bir anda kendimi bir sonraki sayfaya geçerken bile aşırı heyecanlanırken buldum. 4.kitap ile beraber devasa bir yükseliş yaşarken, son kitaba doğru her sayfada daha epik, daha heyecanlı oldu. Final kitabında ise zirveye ulaştı, tam anlamıyla bir destan -belki de daha fazlası- oldu. Seriye dair bahsedebilecek çok daha fazla şey var aslında, kimisini spoiler olmasın diye yazamıyorum, kimisini ise yazıya dökmekte zorlanıyorum ama her şeyi bir kenara bırakıp tek bir şey söylemem gerekirse çok
Melnibone'lu Elric DestanıMichael Moorcock · Altıkırkbeş Basın Yayın · 199983 okunma
Her zaman melankolik duygularının, fiziksel kusurlarının ve damarlarında akan kanın esiri olmuştu. Hayatı tutarlı bir bütün olarak değil, gelişigüzel bir olaylar dizisi olarak görmüştü. Düşüncelerini toparlamak için hayatı boyunca savaşmış, gerektiğinde olayların kaotik doğasını kabullenmiş, onlarla yaşamayı öğrenmişti; ancak uç noktada yaşadığı kişisel bunalım anları dışında tutarlı düşünmeyi -kısa bir süre dahi olsa- nadiren başarıyordu. Belki de yasal haklarından yoksul bırakılmış hayatı, albinoluğu, güç için kılıcına olan bağımlılığı yüzünden kendisini bekleyen sona takılı kalmıştı.
Reklam