Çocuk klasiklerinin yeri bende herzaman bi başkadır.Çünkü bu kitaplarda hedef kitle çocuklar olsa da aslında hayattan bunalmış biz yetişkinlerin kalbine daha fazla dokunur.İçerleriz, hayatın bizi hayalperest birinden monoton bir hayat yaşayıp,duygusuz bireylere dönüştürmesine.Belki de Zeze bazı şeyleri bize yeniden hatırlattı.Zeze ,Tüm hayatımız karanlığa boğulsa da bizim kendi ışığımızı bulup yola devam etmemizi akıllarımıza kazıdı.Tam da bizim gibi hisseden Portuga'yla tanıştı,onu babası belledi.Ah,boğazımda acı bir tat bıraktı bu roman,okuyanlar anlar beni.
Bazen diyorum ki keşke ruhumuzdaki çocuk ölmese belki hayat daha katlanılır olurdu...