“ -Biliyorum ne dev avlayan İskender’im ne de canavarlar deviren Rüstem… Lâkin Mecnun oldum bu yolda. Ya onu alırım ya da onun huzurunda can veririm.
+ Vah vah. Mecnun’un kemikleri sızlayacak. Mecnun’u efsane kılan şey, şeytani cesaret miydi yoksa kaderine teslimiyet mi? “
“Yüzüne tatlı tatlı vuran esintinin göğsünde bir çatlak bulup ruhuna da uğramasını ve oradaki vehimleri alıp götürmesini diliyordu. Ama şimdi her şeyden münezzeh halde, rüya ile gerçeği ayıran bu efsunlu fanusta mahsur kalmak istiyordu.”