hacer

hacer
@empaticanavari
İnsan hayatla değil, en çok kendi zihniyle mücadele eder.
İnsan, hareketlerine engel olabilirdi; fakat düşüncelerini nasıl durdurabilirdi?
Sayfa 153 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
+kendi benliğiyle.
Kıskanan - özlüyor mudur? Özlem - kıskançlık mıdır?
Bence evet ama bir de yazarın dediğine bakalım: “Demek ki, öyle bir bağlantı da olanaklı: Özleyen, özlenen ile ilgili kıskançlıklarını içinden ayıklayabildiği kadarıyla, ancak, özleminin asıl anlamına ulaşabilir - bu da, ona, sevgisinin içinde 'bencilliğin' ne ölçüde yer aldığını gösterebilir çünkü kıskançlık, özlemin -ve, sevginin- bozuk (yani, ben-merkezciliğe dayalı, dolayısıyla tek-yanlı) bir biçimidir.”
Özlem, çiçek yaprağının kurumuş büyüme noktasıdır.
Botanikte bir bitkinin, çiçeğin ya da yaprağın büyümesini, gelişmesini ve sürekli yenilenmesini sağlayan en canlı, en aktif hücrelerin bulunduğu yere büyüme noktası denir.
Bir çiçeğin büyüme noktası kuruduğunda, o çiçek artık daha fazla büyüyemez, yeni yapraklar açamaz ve gelişimi durur. Geleceğe dair umudu ve canlılığı simgeleyen o nokta artık işlevini yitirmiştir.
Özlem, çiçek yaprağının kurumuş büyüme noktasıdır.
Botanikte bir bitkinin, çiçeğin ya da yaprağın büyümesini, gelişmesini ve sürekli yenilenmesini sağlayan en canlı, en aktif hücrelerin bulunduğu yere büyüme noktası denir.
Özlem, bir ses işitmeyi istemektir temelde : diri ve canlı bir ses - bu, aslında , özleyenin istediklerinin yalnızca küçük bir parçasıdır - bir simgesi yalnızca, sanki; ama, özlenenin bütün kendisi olarak özleyeni beklediğinin simgesi -imgesi-imi- olarak, bir tür rahatlama verebilir, özleyene : özlenen, oradadır, vardır, onundur ...
Özlem, işitilmek istenen bir sestir. Özlem, bir, sestir - karanlıkta yağan yağmur gibi...
Özlem, kalabalık içindeyken, bir an, susup,dinlediğin dere şırıltısıdır.