• Özel teşebbüse kredi veren devlet bankası kurulmalı.
    El işçiliğinden fabrikaya geçilmeli.
    Yabancı tekellerden kaçınılmalı.
    Ecnebi sermayeye aleyhtar değiliz ancak, kendi kanunlarımıza uymayan müesseselerle münasebet kurulmamalı.
    İş erbabına amele değil, işçi denmeli.
    Sendika hakkı tanınmalı.
    Türk halkı kullandığı eşyayı kendi üretmeli.
    Servette, ithalatta israftan kaçınılmalı.
    Ormanları evlat gibi sevmeli, orman yetiştirmeli.
    Hazine üzerinde oturduğumuz unutulmamalı.
    Madenlerimiz işletilmeli.
    Hırsızlık, yalancılık, riya ve tembellik, en büyük düşmanımız.
    Yenilikleri severek benimsemeliyiz.
    Ecdat mirası olan denizcilik yayılmalı.
    Hayvanlara insan gibi dikkat etmeli, çoğaltmalı.
    Meslek, zümre, el ele vererek birlik kurmalı.
    Türk kadını, çocuğunu milli iktisada göre yetiştirmeli.
    Yılmaz Özdil
    Sayfa 357 - Kırmızı Kedi Yayınevi
  • 592 syf.
    ·16 günde·Beğendi·10/10
    İnsan olmanın gerçekte ne olması gerektiğini, gerek diğer kitaplarında (özellikle ADEN )ve bu muhteşem kitabında bize öyle güzel anlatıyorki Azra Kohen.. Tüm gereksiz yere takılıp kaldığımız ayrıntıları önemsizleştirip, BİZ e çekiveriyor tüm okuyucularını büyük bir ustalıkla; gerçek değer yargılarının, insan olmanın ve yükselen toplumun sırrını fısıldarcasına... Sadrazam eşi Osmanlı hanedanı Latife Hanım'ın ve Anadolu'nun köylüsü, savaş şehitleriyle dolu kayıp erkekleriyle Semiha Hanım'ın ailelerinin, kitap sonuna kadar birlikte nasıl tek olabildiklerini hayranlıkla okuyorsunuz..Çünkü anlatılan öyle gerçekki! Ve Ülkü Selim aşkı..insan olmanın gerekliliği; duyguları öyle içten aktarıyor ki, kendinizi sorgulamadan, kalbinizi dinlemeden, hayatı anlamaya çalışmadan, doğru bildiğiniz tarihi tekrar! insanlığın varoluşundan bu yana en baştan düşünmeden geçemiyorsunuz diğer satıra ve bir sonraki anınıza.. Çok teşekkürler bu hazine değerindeki duygu, gerçeklik, araştırma, "o adam"! ( Mustafa Kemal in o dönem insanlar üzerindeki etkisini; özellikle, osmanlı hanedanı ve vatanını tekrar kazanmış halk tarafından ,onların duygularından okumak eşsiz bir deneyimdi),tarih ve bilinç bombardımanı kitap için.. Keyifli okumalar.
  • En büyük katliam Sultân Sancar'ın payitahtı Merv'de oldu. Ova insan cesetlerinden tepe haline geldi. Toprak kan rengine boyandı. Kale ve Hisarı yerle bir ettiler. Camileri yaktılar. Hazine bulmak maksadıyla mezarları ve Sultân Sancar'ın mezarını açtılar. Cuveyni'ye göre ölü miktarı 1 milyon 300 bin kişiye yükselmişti. İbnül Esir'e göre ölü sayısı 700 bindir. Subki bir günde şehit edilenlerin sayısını 700 bin diye yazar.
  • KOŞARADIM

    Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
    Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
    Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
    Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
    Toprağı rüzgârı denizi göğü
    O her zaman bir insanla anlamlı
    Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı
    Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
    Ve ucuz korkuların kör kuyularına
    Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.

    Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan
    Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan
    Kurulmuş saatler gibi günboyu çalışıp tekdüze
    Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize.
    Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz
    Unuttunuz başkalarının acısını duymayı
    Küçük çıkarların büyük kurnazları
    Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı
    Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım
    Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek
    Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
    Dışa vurmayı duygularınızı
    Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.

    Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
    -Ki bu en büyük kötülüktür size-
    Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla
    Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi
    Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar
    Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz.
    Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde
    İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke
    Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz.
    Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan
    Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına
    Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim
    Koşaradım
    Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde..

    Şükrü ERBAŞ
  • Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
    Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
    Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
    Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
    Toprağı rüzgârı denizi göğü
    O her zaman bir insanla anlamlı
    Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı
    Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
    Ve ucuz korkuların kör kuyularına
    Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.


    Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan
    Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan
    Kurulmuş saatler gibi günboyu çalışıp tekdüze
    Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize.
    Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz
    Unuttunuz başkalarının acısını duymayı
    Küçük çıkarların büyük kurnazları
    Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı
    Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım
    Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek
    Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
    Dışa vurmayı duygularınızı
    Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.


    Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
    -Ki bu en büyük kötülüktür size-
    Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla
    Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi
    Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar
    Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz.
    Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde
    İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke
    Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz.
    Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan
    Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına
    Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim
    Koşaradım
    Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde..

    Şükrü Erbaş
  • Büyük memuriyetlerden biri sahibinin ölmesi veya gözden düşmesiyle (ki bu, sık sık oluyor) boş kalınca, beş ya da altı aday İmparator hazretlerini ve saray erkânını ip üzerinde cambazlık ederek eğlendirmek istediklerini İmparator’a dilekçe ile bildiriyorlar; ve ipin üzerinde yere düşmeden en fazla sıçrayan o memuriyete geçiyor. Çok kere İmparator hazretleri başlıca bakanlarına da ustalıklarını göstermelerini, yeteneklerini kaybetmediklerine kendisini inandırmalarını emrediyor. Hazine Bakanı Flimnap ip üzerinde bütün imparatorluk ileri gelenlerinden bir parmak daha yükseğe sıçramakla ün salmıştır.
  • KOŞARADIM

    Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
    Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
    Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
    Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
    Toprağı rüzgârı denizi göğü
    O her zaman bir insanla anlamlı
    Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı
    Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
    Ve ucuz korkuların kör kuyularına
    Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.

    Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan
    Koşaradım giriyorsunuz işinize değişmeyen yollardan.
    Kurulmuş saatler gibi gün boyu çalışıp tekdüze
    Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize
    Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz
    Unuttunuz başkalarının acısını duymayı
    Küçük çıkarların büyük kurnazları
    Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı
    Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım
    Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek
    Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
    Dışa vurmayı duygularınızı
    Unuttunuz, neydi bir ince söz yakışan en güzel davranış.

    Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
    -Ki bu en büyük kötülüktür size-
    Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla
    Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz
    Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke
    Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz.
    Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan
    Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim Koşaradım
    Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde..