• 80 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Kitap alamayan çocuklara kitaplar hediye edeceğim Youtube kanalımda, kitaplardaki alıntılar hakkında videolar hazırlıyorum. Destek olmak isterseniz abone olabilirsiniz: http://bit.ly/alintilarlayasiyorum

    İnsan kendinden bir şeyler bulduğu kitapları daha çok sever, bu bir gerçek. Olağanüstü Bir Gece'yi okurken benim için yazılmış bir biyografi kitabı okuyor gibi bir hisle okudum. Neden mi? Hadi beni dinleyelim isterseniz.

    Zamanında herhangi bir şeye dair kıpırtı bile uyanmayışlarım, duygudan ve manevi değerlerden uzak kalışım, tam bir donukluk halinde hayata ve olaylarına karşı bakışım, yapay heyecanlarım, gösterişlerim... Bu kitap tamamen benim hafızamı tazelememi sağladı. Bunun başka bir önemi daha var benim için. Kitabın konusunun geçtiği yerler Ring Caddesi, Prater gibi mekanlar. Viyana'dayken ve kendimi tanımak için henüz bir çabam yokken bu mekanlarda bulunmuştum. 1913'te değil fakat 2013'te. 100 yıl farkımız var kitabın karakteri ile tam olarak. Fakat tek bir farkımız var ki o da, karakterin bu donukluk halinin farkındalığında olması, benim ise o zamanlar bunun farkındalığında bile olmamam. Beni benden iyi tanıyan bir arkadaşım sayesinde bunun farkına varmıştım.

    Prater'de bulunduğum ve anın tadını çıkarmaya çalıştığım o zamanlarda, insanların tekrarlarından ve boş sözlerinden duyulan bir sıkılmışlık, kitabın karakterinde olduğu gibi bende de mevcuttu. Karakterin parayla yaşadığı şiddetli istemsizliği ve kabullenememezliği kendi benliğimle yaşamıştım. Karakterin bu kabullenememezlik için bir nedeni vardı fakat benim nedenlere bile ihtiyacım olmadığını hissetmiştim sanki. İlgilenmemesi gerektiğini hissettiği şeylerle ilgileniyor oluşu o kadar güzel bir bellek tazelemeydi ki benim için... Sadece o ruh halinde bulunan insan anlayabiliyor sanırım, Zweig'ın da dediği gibi; Kelimelerle anlatılamıyor bazı şeyler.

    İnsanların bizim içimizdeki ruhsal dönüşümleri görememesi o kadar güzel bir nimet ki, hayatlar belki de sırf bunun için yaşanılabilir şeyler. Zira hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığı bu kitapta sık sık bahsedilen konulardan.

    Kitapta bahsi geçen at yarışı mevzusu benim için insanların hayatlarını ortaya koyma ihtiyacından kaynaklanıyor. Bir risk alınıyor, en olmadık insan kazanabiliyor ve hayatı değişebiliyor sırf bu yüzden.

    Sarhoşluğun en güzelinin kendini tanımak için bir kıvılcım olduğu bu hayat sadece 70 sayfalık bir kitaba sığdırılmış. Bazen lafı uzatmaya gerek yoktur, dünya size sadece Viyana'da iken bile çılgınca görünebilir.

    Bunu okuyan ve beğenen Aslı Erdoğan'ın Mucizevi Mandarin kitabını da mutlaka sever diye düşünüyorum.