Enes

Enes
@enesbir
Sıkı Okur
modern olacağız derken meyhaneleri, fuhuşhaneleri doldurmak, böylece kansız cinayetler işlemek millete hizmet mi?
Sayfa 124·Kitabı okudu
AKP işte istese anında genelevleri kapatır ama yapmıyor
İki tarafın da gönlü kalmasın diye MEŞCİD açıyor :)
Reklam
O bana mektup yazardı, ben ona yazamazdım. Elin kızının evine mektup mu gönderilir? Ayıptır. Yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı, ben o gazeteye şiirler yazardım. Herkes şiir diye okurdu ama Mihriban bilirdi ki kendine mektuptu onlar. - Abdurrahîm Karakoç
Alıntı
Vay bee
Yazdığına inanırım da mihribanın okuyacağına pek ihtimalim yok 😏
d) Kısıklı Köyü Domuz Çiftliği (İzmir)
Bu çiftlik, halen bakkaliye işletmeciliği yapan ve civarda Çolak Ahmet olarak bilinen bir şahıs tarafından 1950 yılında kurulmuş olup halen Kemal ismindeki damadı tarafından işletilmektedir. Yani neredeyse yarım yüzyıl domuz üretimi yapılmış bu çiftlikte... İçinde bulunan domuz miktarı da yerleşmiş bir yapısının olduğunu göstermekte, 10 binin üzerinde domuz yaşıyor bu çiftlikte...
Din İslam
Merhabalar Kısıklı Köyü’ndeki domuz Çiftliği’nin ismini biliyor musunuz nasıl ulaşabilirim
Kitaba baktım da izmirdeymis burası ben de İstanbul sandım siz sorunca
opioid bağımlılığına ve ölümlere yol bir ağrı kesici ilacı
ABD'de opioid bağımlılığına ve ölümlere yol açtığı kanıtlanan bir ağrı kesici ilacı pazarlayan Purdue Pharma şirketine karşı binlerce dava açıldı, şirket iflasa sürüklendi. ABD'nin en zengin ailelerinden biri olan şirketin sahibi Sackler Ailesi parasal açıdan kendi imkânlarına göre hafif bir faturayla işin içinden sıyrıldı; hatta, nasıl oldu bilmiyorum ama bazı yorumculara göre bu işten kârlı çıktı! Fakat ailenin itibarı büyük zarar gördü. Sanat hamisi olarak bilinen ailenin müzelere yaptığı büyük bağışların geri verilmesi için kampanyalar başlatıldı, bazı müzelerde adları verilen bölümlerde isimlerinin üzerine siyah bantlar çekildi.
Sayfa 61·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat
hayret Eczacıbaşı yazmış bunu
Müslümanın Asıl Sınavı: Kâfirler mi, Müslümanlar mı?
İnsanların Allah'a değil de paraya, kuvvete, ülkülere, elinde imkân bulunduranlara, düşünce adamlarına, şehvete, kendi tasavvurlarına taptıkları bir ortamda Kur'ân ve Sünnet yolunun hayatımızı düzenlemede yegâne unsur olduğunu öne sürmek, bununla yetinmeyip kendi yaşama düzenimizi Vahy'in getirdikleri ve gerektirdikleri doğrultusunda, ondan hiç ayrılmaksızın kurmak yönündeki düşünce ve tavırlar tuhaf, yadırgatıcı, normal dışı görülecektir. Yalnız Allah'a kullukta ısrar eden insan ve insanlara anormal olduklar gözüyle bakılacaktır. Onlara "cinnet sınırında" diyebiliriz. Kendi "uyumlu" hayatımız içinden onları tedirginlik veren "uyumsuzlar" olarak görebiliriz. Fakat, bu cinnet sınırına varmış, intibaksız kişilerin Müslümanca tavırları ayakları yaşadıkları topraklara basabilen, hayatın içinde yer eden tavırlar haline gelir gelmez, mevzi bile kalsalar kâfirlerin ve müşriklerin en korktukları durumdur. Ama günümüzdeki en korkunç durum doğru çizgideki Müslümanların kâfirler karşısında kaldıkları durumlar değil, Müslüman camia içinde sahip oldukları veya olmaları muhtemel yerdir.
Sayfa 238 - Tiyo·Kitabı okudu
Alıntı
asıl sınav münafıklar belki de. ve bu millet o imtihanı kaybetti