enise

Dünyanın yerleşmeye değer bir yer olmadığı düşüncesi, mimarı görkemin evlerden ziyade ibadethanelere yansımasına yol açar. Şâaşalı saraylar yerine Allah'ın yüceliğini gösteren camiler, mülkün evvelemirde kime ait olduğunu ve insanin bu dünyada sadece bir yolcu olduğunu kulaklara fısıldar. Nasıl ölüneceğini bilen insanlar, hayatı nasıl yaşayacaklarını da bilirler. Ölümlerimiz hayatlarımızı aydınlatır. Buradan ilerleyerek şunu da söyleyebilriz: Ölüme dost olan şehir hayata da dosttur.
Reklam
Şehirleri inşa etmeye kendi nefislerimizden başlamalıyız.
Mütevazı insan tevazu sahibi olduğunu iddia etmez. Tevazuya niyet edilmez, kendiliğinden olur, doğallıkla, bir suyun akışı, yağmurun yağışı gibi. "Tevazu gösterdiğinin farkındaysan kibirden kurtulamadın demektir" der Ataullah İskenderi.
Kendi hakikatine sadık kalabilen insan ne yiğit bir insandır.
Atılacak ilk adım sevginin de, yaşamak gibi bir sanat olduğunun farkına varmaktır. Eğer nasıl sevmemiz gerektiğini öğreneceksek, müzik, resim, marangozluk doktorluk ya da mühendislik sanatlarını, mesleklerini Öğrenmek için ne yapıyorsak onun aynını yapmamız gerekecektir.