… en azından yaşadıklarıma bakıp, bilgi edinmenin ne kadar tehlikeli olduğunu öğrenin: Dünyayı doğduğu şehirden ibaret sanan kişinin, tabiatının izin verdiğinden daha büyük olmaya özenen kişiye kıyasla ne kadar bahtiyar olduğunu da.
Olgun bir insan her zaman sakin ve huzurlu bir zihin yapısını korumalı; tutkuların, geçici bir arzunun sukunetini bozmasına asla izin vermemeli. Bilgi peşinde koşmak da bu kurala istisna teşkil etmez bence. Üzerinde yoğunlaştığınız çalışmalar sevgi hissinizi zayıflatıyorsa, basit şeylerden aldığınız, dışardan hiçbir şeyin karışmaması gereken tadı yok ediyorsa, o çalışmalar uygunsuz demektir; yani insan zihnine uymazlar.
Benden ve yollardan yorulmuştu. Yollarda sonsuza kadar gidilemeyeceğini; aşkın, gece yollarının tekdüzeliğine dayanamayacağını henüz bilmiyordum, gidenin arkasından ağlamamayı da öğrenmemiştim daha.
Konular hep aynıdır. Yazılı tarihten bu yana insana dair hiçbir şeyin değişmediğine inanıyorum. İster sinemada, ister hayatta olsun, filmler de hep aynı. Yalnızca daha iyi ya da daha kötü oyuncular, daha iyi ya da daha kötü rejisörler ya da dekorlar var. Kabul et ki kötü oyuncular değildik. Dekor da muhteşemdi.