Üzerine sayfalarca yorum yapabileceğim bir distopya diyebilirim.
Hayvanlar bir salgından dolayı insanlar için ölümcül hale geldiğinden tüm hayvanlar katlediliyor ve insanlar için özel et üretimine başlayan tesisler kuruluyor.
İnsanların ne kdr ileri gidebileceğini, kötülüklerinin asla sonu olmadığını, şartlar olgunlaştığında her türlü caniliği ahlaksızlığı içselleştirip kabul edeceğini çok yalın bir dille anlatmış yazar.
Bazı okurlar dehşete kapılmış ancak ben kapılamadım. Öyle ya günümüzde çok yabancı olmadığımız şeyler bunlar. Mesela deli dana hastalığı, kuş giribi gibi nedenlerle binlerce masum hayvanın katledildiği kireç çukurlarında diri diri yakıldığı günleri unutmadık sanırım henüz. İnsanın insanı yemesi de ne mecazen ne kelimenin tam anlamıyla yabancı olduğumuz bir durum değil, epstein adası skandallarını hepimiz hatırlıyoruz sanırım. İklim yasası vb bahanelerle sokaklardan bir bir eksilen köpeklerden sonra kedileri de toplamaya başladıklarını biliyoruzdur herhalde. Yakında kuşlar tavşanlar kirpiler derken insan denen yaratık kendisinden başkasına saygısı sevgisi olmayan yoz yobaz canilere dönüşecek.
Beni asıl dehşete düşüren kitap değil bunca merhametsiz vicdansız, hayvan ve insan katili yaratıklarla ve onlara ceza vermeyenlerle aynı çağda dünyaya gelmiş olmak.