“Eve bilgisayar alalı yaklaşık iki yıl oluyordu. İlk aylarda sadece oyun amacıyla kullanıyordu.
Benden sürekli yeni oyunlar almamı istiyordu. Ama ilk aylardan sonra Kerem’in sürekli artan internete düşkünlüğü artık beni tedirgin etmeye başladı.
Evde bilgisayar olması, bilgiye ve araştırmaya önem vermenin göstergesi kabul ediliyordu. Başta arama motorları olmak üzere çeşitli araçlardan ve bilgi kaynaklarından hep olumlu şekilde söz ediliyordu. Ama geçen yıl üniversitede, bu konuyla ilgili bir sohbet sırasında, hocalarımızdan biri kaygılarını dile getirmişti. “Göreceksiniz” demişti, “en geç on yıl içinde, yeni yetişenler, insanlığın ulaştığı araştırma ve düşünme düzeyinin gerisinde kalacaklar. Matbaadan önceki kitapsız dünyanın söylenti ve dedikodu özellikleri geri dönecek.”
Ona katılmamıştık, itiraz etmiştik. Bilgiye kolay ulaşmanın, araştırmaları kolay yapmanın
faydasından söz etmiştik. Ama hoca, internetin araştırmayı kolaylaştırdığı kadar, araştırma anlayışını bozduğunu, kaynak güvenilirliği ve kanıt arama gibi kaygıları azalttığını ileri sürmüştü.”