Tuhaftı ama bu kitabı tavsiye ettiğim herkesin benim kadar abartmadığını görmek, hatta bazı kişilerin yarım bırakması yahut hiçbir şey anlamadığını ifade etmesi canımı sıktı.
Evet, evet biliyorum. Her kitap herkese hitap etmeyebilir.
Ama Puslu Kıtalar Atlası bu!
Bilemiyorum müthiş bir keyifle okuduğum bu kitabı ne tip insanlar sevebilir, analizi yapamıyorum sanırım.
Ben sevdim, ya siz?
Gerçekten hiç mi hiç sarmadı bu kitap. Piraye'den sonra keyif alacağımı düşündüm ama inanılmaz derecede bunalttı beni. Aslı kitabın ana karakteri kafası karışık, ergen, kişiliği oturmamış. Aşırı derecede sol edebiyatına vurgu var. "Tamam yazar, anlıyorum. Koyu solcusun. Nazım Hikmet'i çok seviyorsun. Anladım. Yalvarırım daha fazla belli etme." Diye bağırmak istedim okurken. Ve yazarın kadın karakterleri özgürlükten gem vurup her defasında özgürlüklerini birine satmaları, beni daha da deli ediyor.
Piraye güzel, bu kitap ne yazık ki.
Eylül Vurgunu, adından da anlaşıldığı üzere Eylül Darbesiyle alakalı. Esin; çektiği azap, kaldırdığı yüklerle tam bir çilekeş Türk kadını. Son derece sürükleyiciydi. Kısa sürede bitirdim. Doğru yolu bulma temalı bir kitap. Tavsiye ediyorum. :)
Belki ben kitaptan anlamıyorum belki de bir kitap aynı anda tüm insanlara hitap etmiyor.
Ne yazık ki zorla okudum. Bana çok ağır geldi. Sıkıla sıkıla bitirdim kitabı.
Ah Piraye, yanlış kararların kadını.
(Spoiler İçerir)
Özgürlüğüne düşkün, asi Piraye, üniversitenin daha ilk yılında dikkatleri çekiyor.
Başta Arif isimli kömür gözlü, kendisi gibi şiir seven bir çocukla "şiirleşiyor". Ancak Piraye bunu dostane bir şekilde yaparken; Arif flört gibi algılıyor. Ve tabii: "Ben seni arkadaşım olarak görüyorum." cevabıyla karşılaşıyor.
Sonrasında asistan Nevzat'ın evlilik teklifini reddediyor.
Ardından Ömer... Favorimdi. Ömer'le güzel bir dostluktan ilişkilerini ilerletebilecekken Diyarbakırlı Haşim Ağa'ya kaptırıyor gönlünü.
Bütün bu özgürlük sözlerini hiçe sayıp kendini Haşim'e ve onun alışılmadık hayatına adıyor. "Al sana Haşim!" diye bas bas bağırmak istedim okurken. Haşim dışarıya karşı kaliteli, cüretkar, dürüst bir adamken baskıcı ailesinin yanında işler tersine dönüyor.
Öyle sinir bozucuydu ki Piraye'nin verdiği kararlar, yaptığı tercihler...
Sonu mutsuz bitiyor haberiniz olsun. İnşallah spoiler istemeyenler okumamıştır. :)