erdal

Ne gülüyorsun deli gibi” deriz ya; aslında psikolojik problemi olanların % 90’ı somurtu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş. Cesaretini toplayıp penceresine konmuş. Önce olabildiğince dik durmuş, Sonra gagasıyla cama vurmuş. 'Tık... tık tık...' Çok meşgulmüş adam... öfkeyle cama dönüp bakmış: 'Kimmiş onu işinden alıkoyan?' Kırlangıcın minik kalbinde amansız bir heyecan Kırık sözcükler dökülmüş gagasından... 'Hey adam, seni nicedir izliyorum. Sorma nedenini, niçinini, Ama galiba seni seviyorum'. Şaşırmış adam, 'Sen de nerden çıktın şimdi, Tam aklımı toplayacakken bozdun işimi...' Şöyle bir tüylerini kabartmış kırlangıç, ve aklındaki planı çıtlatmış : 'Aç pencereyi beni içeri al sen, birlikte yaşayalım ebediyen. Hem sofrada ortağın olurum, hem evde eğlencen'. Parlamış adam: 'Şuna da bakın neler diyor bu... Haddini bil, hiç kuş insana aşık olur mu?' 'Soğuklar başladı bak, üşüyorum dışarda. Alırsan içeri, deva olurum yanlızlığına da...' Hepten kızmış adam, kovmuş kırlangıcı camın önünden. 'Yürü git işine, yalnızlığımdan memnunum ben" Bükmüş gagasını zavallı kırlangıç. Uçmuş semaya doğru, kanadı kırık. Gel zaman git zaman, kırlangıçın hemen ardından, bizim adamı pişmanlık basmış:
Vaktiyle kralın biri çok ihtişamlı bir tapınak yaptırmak ister Tanrı adına. Yaptırır da, hiç bir masraftan, hiç bir emekten kaçınmaz. Dünyanın her yerinden mimarlar, taş ustaları, heykeltraşlar getirtilir. Sonuç muazzam. Lâkin rüyasında kral, Tanrı’nın bu tapınağın açılışına gelemeyeceği söyleyen bir melek görür çünkü Tanrı başka bir tapınağa daha davetlidir. Kral sukutuhayale uğrar, yalnız içini bir merak da alır. Nerededir bu tapınak? Kim yaptırmıştır kendisinden daha görkemli bir tapınağı? Tebdili kıyafet yollara düşer. Gel zaman git zaman yolu bir köye düşer, köylüler krala haber verirler, “Bir bilge var köyün dışında yaşayan, adı Pulsalar, yıllardır Tanrı’ya bir tapınak yaptığını söyler durur, görmedik bilmedik ama kesin onundur”, diyerek kralı tanımadan bilgeye yönlendirirler. Kral bilgeyi gözleri kapalı dua ederken bulur, Tanrı burada bir tapınağın açılışına davetliymiş deyince, bilgenin gözünden yaşlar süzülür: “Yıllardır, zihnimde ona en güzle tapınağı yaptım, taşları tek tek yonttum, mermeleri cilaladım, çiçekler ektim. Ne mutlu Tanrı bana, bu tapınağı kabul ettiğini sizin vasıtanızla bildirdi.” Kral’ın gözleri yaşlarla dolar, “Elbette Tanrı benim gururla kibirle yapılmış tapınağıma değil, gönülden yapılmış bu tapınağa gelecekti” diyerek sarayına geri döner. Dağdaki Derenin Sesini Duyabiliyor Musun? Bir Zen ustası bir grup öğrencisiyle dağ yolunda yürüyüşe çıkar. Yürüyüş bitip yemeğe oturduklarında Zen gizeminin anahtarını henüz keşfedememiş genç rahip sessizliği bozar: “Usta, Zen olan bilinç durumuna nasıl girebilirim?” Usta cevap vermez, nerdeyse dakikalar geçer. Sabırsızlanan öğrenciyi tam başka soruya geçecekken usta ani bir hareketle durdurup, işaret parmağını havaya kaldırır: “Dağdaki derenin sesini duyabiliyor musun?” Öğrenci böyle bir derenin
Balık denizin sevgilisi , martı imkansız aşk
Rivayet odur ki Allah insanları günahları nedeniyle cehenneme atmak için toplamışken, Kızılgerdan kuşu ilk insan Hz. Âdem’e ve tüm insanlığa kendini feda edeceğini söylemiş ve Allah da onun bu samimiyeti güvenerek insanları ateşe atmamıştır. Hz. Âdem’in yerine kendisinin ateşe atılmasını istemesi üzerine Allah, Nar Bülbülü kuşunun kendisini ateşe atmasını istemiş ve Kızılgerdan kendisini tam cehenneme bırakmıştır ki, bu esnada Allah’ın emri ile melekler kuşu cehennemde yanmaktan son anda kurtarmıştır. İnanışa göre kuşun boyun kısmının kırmızı olması, bu esnada cehenneme boynunun değmesine bağlanmaktadır. Kuşun bu samimiyetinin, birçok insanı cehennem ateşinden kurtardığına olan inanç, bazı topluluklarda mevcuttur. Kuşun bu samimiyeti nedeniyle insanlara daha yakın olduğu söylenmektedir. Zira Nar Bülbülü, kolaylıkla insanlardan kaçmayan bir kuştur. Bu yüzden bu inanışa sahip olan insanlar, Kızılgerdan kuşunu öldürmeyi günah kabul etmektedir.