“Bazı hikâyeler tarihin kitaplarında değil, insanların sessizliğinde yaşar. Benim hikâyem, doğrudan Ahıska’dan gelen bir göçün hikâyesi değil belki… Ama kökleri, atalarının göç yollarında sürüklenen bir halkın izlerini taşıyor. Sürgün yaşamamış olabiliriz, ama bir halkın acısını miras gibi taşıdık. Ve bu mirası anlatmak, belki de artık bizim görevimizdir.”