Fakat bunların haricinde, bir yığın hümanist daha vardır: insan kardeşlerine bir ağabey gibi yaklaşan ve sorumluluklarını bilen hümanist filozof; insanları oldukları gibi seven hümanist; insanları olmaları gerektiği gibi seven hümanist; insanları isteklerini göz önünde tutarak kurtarmak isteyen hümanist; insanları isteklerini göz önünde tutmayarak kurtarmaya çalışan hümanist; yeni mitoslar yaratmak isteyen hümanist; eskileriyle yetinen hümanist; insanın ölümünü ve hayatını seven hümanist; her zaman güldürücü sözler söyleyen neşe dolu hümanist; cenaze törenlerinde ve ölünün başında bekleme sırasında rastlanan ağırbaşlı hümanist. Hepsi birbirinden nefret eder bunların, ama birer insan olarak değil, birey olarak tabii. Ne var ki Otodidakt bunu bilmiyor: Bütün bu hümanistleri, torbaya konmuş kediler gibi içinde taşıyor, onlar birbirlerini paralıyorlar fakat Otodidakt fark etmiyor.