Gariptir ki, yaşaması güzel olan şeyleri ve hoşça geçen günleri anlatması kısa sürer, ve dinlenecek pek fazla birşey yoktur: halbuki rahatsız edici kalbi çarptıran, hatta tüyleri ürpertici şeylerden iyi birer öykü çıkabilir, ve bunları anlatması da epey sürer.
"Bu sözlerden sonra İsildur Yüzük'ü bulduğu haliyle tarif etmiş.
İlk aldığımda sıcaktı, kor gibi sıcak, elimi öyle kavurdu ki ömrüm oldukça acısından kurtulacağımı zannetmem. Lâkin daha ben bu yazıyı yazarken soğudu ve sanki çekti, küçüldü; gerçi ne güzelliğinden ne de biçiminden bir şey yitirdi, İlk başlarda üzerinde alev gibi kıpkızıl görünen yazı daha şimdiden soluyor ve artık hayal meyal okunabiliyor. Eregion'dan bir elf yazısıyla nakşedilmiş, çünkü Mordor'un harfleri bu kadar ince bir işe imkân vermez; ancak lisanı tanımıyorum. Menfur ve kaba olduğuna göre, zannımca Kara Ülke'nin dillerindendir. Ne kötülükler anlattığını bilemiyorum; lâkin tamamen silinip unutulmadan önce buraya bir kopyasını çizeceğim. “Ash nazg durbatuluk, ush nazg gimbatul, ash nazg thrakatulyk agh burzumishi krimpatul” (“Hepsine hükmedecek Bir Yüzük, hepsini o bulacak Hepsini bir araya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak”) Belki Yüzük kapkara olduğu halde ateş gibi yanan ve böylece Gil-galad'ı yok eden Sauron'un elinin hararetini arıyordur; belki de altın bir daha Isıtılırsa yazı gene okunabilir. Lâkin ben şahsen Sauron'un yaptığı yegâne güzel iş olan bu şeye bir ziyan gelmesini göze alamam. Bedelini büyük bir acıyla ödemiş olsam da, benim için kıymetlidir.