-Niçin gerçeklerden kaçıyorsunuz?
-Yüreği yeten herkese bu gerçeklerden kaçmasını tavsiye ederim! Ne yapalım yani, bu lanet dünyanın gerçekleri varsa, bizim de hayallerimiz var!
Kalabalıkların defteri olmaz. Kalabalıklar defter tutmaz. Kalabalıklar arasokaklara sığmazlar, bu nedenle kalabalıklar arasokaklarda dolaşmayı sevmezler. Onlar anacaddelere aittir. Anacaddeleri bellemek gerekmez, dolayısıyla kalabalıkları salt dolaştırmak yeterlidir anacaddelerde; yanıp yanıp sönen ışıklar, parlak vitrinler, ağzı laf yapan iyi giyimli satıcılar, ve asla sahiden sahip olunamayan çözümler.
Kadın ne çiçektir, ne çelik. Ne güldür, ne de gülle! Benzetmelerin çekiciliğinden istifadeyle kadını öne çıkaranlar, sorun'u örttüklerini nedense görmüyorlar. Kendilerini tanımaktan mahrum kadınlar, kendilerini tanımaktan mahrum erkeklerin yalanlarıyla hoşça vakit geçirmeyi yeğleyip özlerinde saklı duran o nicedir ihmal ettikleri insanı tanımaya vakit ayırmıyorlar. Oysa insan'a, insanı tanımaya vakit ayırmak ve dahi Hz. İnsan'la tanışmayı hayatın gayesi bilmek gerekir.
Durmasa, daha açıkcası bir yerde durmayı seçmese, insanoğlu konuşamaz. Her konuşma durup dururken yapılmak zorundadır; durmadıkça, durulmadıkça konuşulamaz çünkü. Konuşan durmalı ve durup dururken konuşmalı.