Şirvan, bir alıntı ekledi.
19 May 14:29 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

" Erkekler kendi içlerindeki "erkekler ağlamaz,", "nonoşluk" ve " adam olmak, " katmanlarının arasında o kadar sıkışmışlardır ki, herhangi bir duyguyu hissedebilmeyi bile bilmezler. "

Piyonun Son Hamlesi, Lisa Unger (Sayfa 397)Piyonun Son Hamlesi, Lisa Unger (Sayfa 397)

#SonraErkeklerNiyeBöyle#
Hayatın ağır yükünün genel olarak hep erkeklerin üzerine yıkıldığının kanıtıdır. Her erkek bu tür baskılara maruz kalır. Bir erkeğe bir şeyi yaptırmak için "erkek adam şöyle yapar" diye girerler cümleye. Erkekler daima erkeklikleri ile sınanır. "Erkek olan sensin, sen varken ben mi eve bakayım?", "Erkek dediğin zengin olur", "erkek dediğin güçlü olur, derdini içinde yaşar, ağlamaz" derler... Ondan sonra strese bağlı kalp krizi ve ani ölümler neden erkeklerde bu kadar fazla diye sorarlar... Erkekleri stres yumağı haline getiren bir toplumsal hayatın içerisinde doğuyoruz, daha ne olsun?

Kim demiş erkekler ağlamaz diye. Yeter ki canları yansın. Öyle bir ağlardı ki erkekler!

Haruni, Leyla ile Mecnun'u inceledi.
 10 May 08:59 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Uzun süredir inceleme yazamamıştım fakat LM etkinliğinin son gününde bu kitaba inceleme yazmadan geçemezdim.
Bu kitap, dizi izleyenlere şiddetle ve ağız burun dalarak okumalarını tavsiye ettiğim bir kitap iken, diğer taraftan daha önce diziyi izlemeyenlere şiddetle okumamalarını tavsiye ettiğim bir kitap.
Benimkisi kıskançlıktan efendim. Sen 103 bölüm diziyi izle, her hafta o günün gelmesini bekle, dizinin 1 dakikası kaçmasın diye aradaki bütün reklamları ezberle, oyuncuların kavga etmesi gibi dizinin başına gelmeyen kalmasın ona üzül, her sezon başka bir leyla karakterine alışmaya çalış, sonra elin oğlu/kızı gelsin 250 sayfalık kitabı alsın okusun ve hikayenin içine dalsın. yok öyle yağma :)
Ancak kitabın dizi izlemeyenlere aynı etkiyi bırakmayacağı gerçeği de var tabi...
Peki kitaptan dizide aldığımız tadı aldık mı?
Hem evet hem hayır diyelim.
Sanırım Burak Aksak, önce dizisi çekilen bir şeyin kitabını yazmanın stresini çekmiş. Öyle ya dikkat etmesi gereken ortada bir hikaye var, ne kadar da aynı hikayeyi başka türlü kurgulamaya çalışsa da başı aynı, sonu aynı, ve karakteri aynı..
Bu kitapta ne eksikti biliyor musunuz?
Duygusallık...
Yoksa gülme konusunda beni aşırı tatmin etti. Bazı bölümlerde kahkahalarımdan yan odadan gelenler oldu.
Ama duygusal olarak tat vermedi. Dizide sürekli gözüme bir şey kaçıyordu, bir taraftan gülmeye çalışırken, diğer taraftan gözüme bir şey kaçıp duruyordu. Yoksa erkekler ağlamaz biliyorsunuz. Ancak kitabı okurken ben duygusal olarak pek bir şey hissetmedim (Odunlaşıyor muyum lan yoksa) Hiç değilse kitap aralarına bir iki soğan tozu serpilseymiş de yalandan gözümüz yaşlansaymış.
Ben bu kitap dizinin devamı olur diye düşünmüştüm ama Burak Aksak yine en başından başladı hikayeye. Bu da bize ilerde devamını yazacağı müjdesini veriyor. Eğlenmek için, hatırlamak için alın okuyun abicim/ablacım.
Erdal bakkallı bardağımın fotosunu da koyam da gidem..:)
https://i.hizliresim.com/1J8qnG.jpg

Geçen mezarlık diyince aklıma geldi 'baba'
Bazıları cenaze törenlerinde neden güneş gözlüğü takar? Duygular gizli mi?
Erkekler için; "erkekler ağlamaz mı? "
Bayanlar içinse ; "gözündeki, yüzündeki boyalar mı akar? Ağlayınca çirkin mi olurlar?"
O duyguyla güzellik, beğenilmek mi düşünülür?

SEDA FIRAT BELLİ, bir alıntı ekledi.
06 Nis 07:34 · Kitabı okudu · İnceledi

"'Erkekler ağlamaz' diyenler en büyük yalanı söylemişler."

Perina, Naşide Gökbudak (Sayfa 110)Perina, Naşide Gökbudak (Sayfa 110)