Giriş Yap
Ta ki 31 Temmuz/13 Nisan 1909 tarihine kadar. Bu tarihte bir askeri ayaklanma olur ve Talat bir ara kontrolü kaybeder. Ayaklanmacılar Talat'ı aramaktadırlar (Talat'ı, daha sonra 1915'te ölüme göndereceği Kirkor Zohrab, saklayak kurtaracaktır. 1915'te Talat kendisine yapılan bu yardımı unutmuştur. Zohrab, 1 Haziran'da Talat'la yaptığı görüşmede Soykırımı kastederek 'Neden bu suçu işliyorsunuz?' Talat, 'size verecek cevabım yok, biliyorsunuz Ermeniler haindir' yanıtını verir. Zohrab da 'Şunu biliniz ki, bu kadar kolay kurtulamayacaksınız bu sorumluluktan; ben size hesap soracağım' der. Akşam yeniden Beyoğlu'ndaki Cercle d'Ori- ent Kulüp'te -İstiklal Caddesindeki şimdiki Saray Muhallebicisi'nin üstü- buluşurlar ve baraber yemek yiyip kağıt oynarlar. Bu çok sıradan hep yaptıkları bir şeydir. Zohrab gece yarısı çıkar ve şimdki Gümüşsuyu Askeri Hastenesinin karşısındaki Gümüşsuyu Palas Apartmanının 3. katının sol dairesi- evine gider. Sabaha karşı evine gelen polisler onu alıp ölüm yürüyüşüne götürürler.)
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Rus Belgeleri
1916 yılında Erzurum'un Rus kıtaları tarafından işgalinden sonra hiçbir Ermeni'nin şehre ya da çevresine yaklaşmasına izin verilmemiştir. Birinci Kolordu Komutanı General Katilin, Erzurum ve çevresi işgal kuvvetlerinin başında bulunduğu sürece, Ermeni unsuru barındıran hiçbir birlik oraya gönderilmemiştir. Ancak ihtilal dolayısıyla bütün bu tedbirler kaldırıldıktan sonra Ermeniler Erzurum ve çevresine saldırmış; şehri ve çevresindeki köylerde evleri soymak ve sahiplerini öldürmek gibi cinayetlere başlamışlardır.
Sayfa 76 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
608 syf.
·
3 günde okudu
·
Beğendi
·
9/10 puan
Dikkat spoiler içerir. Serinin oldukça güzel ikinci romanı. Atatürk'ün İstanbul'a Bandırma vapurunda binip Samsun'a yola çıkması ile başlayıp Sivas kongresine doğru yola çıkmasına kadar olan süreci anlatıyor. Burada tabi geçmişe de giderek eski olayları da anlatıyor. Rauf Orbay'ın Hamidiye zırhlısı ile düşmana karşı verdiği mücadele, Arapların onu çok sevmesi ve kömür olsun diğer yardımlar olsun yapması, başarıyla mücadele etmesi anlatılıyor. Samsun'a vardıktan sonra Atatürk'ün tehlikeye girmesi, fazla durmadan Havza'ya geçmesi, burada bir imama konuşma yaptırması, ilkinde gelmeyip ikincisinde gelen imamın halkı ateşlemesi, sonrasında zorlu yolculuklarla önce Amasya sonra da Erzurum'a yola çıkması anlatılıyor. Batı cephesinde Kuvayi Milliye oluşumunun başlaması, Damat Ferit Paşa önderliğindeki Hürriyet ve İtilaf partisi üyelerinin halkı direnmemeye davet etmesi, ancak buna rağmen Yörük Ali Efe, Çerkez Ethem gibi efelerin, yurtsever subaylar ile işbirliği yaparak direnmeye başlaması, yerli Rum halkın Yunan ordusunu tuz ve ekmekle karşılaması, Akhisar, Bergama gibi yerlerin işgal edilmesi, ancak Kuvayi Milliyenin direnmeye başlayarak bazı yerleri geri alması, bu arada Halit Paşanın şehit edilmesi ve kesik başının sergilenmesi gibi olaylar anlatılıyor. Erzurum'da ordudan istifa etmek zorunda kalan Atatürk'ün Kazım Karabekir paşa ile bir dargın bir barışık ilişkileri, ikisinin de harekatın liderliğini istemesi, zor da olsa Rauf Bey ile Atatürk'ün Erzurum delegesi olması, Ali Galip'in Atatürk'ü yakalamak istemesi, üniformasını çıkarmayan Atatürk'e delegelerin tepkisi, Bolşeviklerin başarıları sonrasında Ermeni ve Yunan ordusu ile mücadele edileceğinin neredeyse kesinleşmesi, Kazım Karabekir paşanın Atatürk'ün Ali Galip'i öldürme girişimini engellemesi, Ömer Fevzi adındaki bölücünün Erzurum kongresini bölme çalışmaları, ancak yine de başarılı geçmesi, Sivas valiliğine atanan Reşit Paşanın hareketleri, en başta fark edemese de sonradan Atatürk yanında yer alması, Lord Curzon'un kuzeni Rawlinson ile Kazım Karabekir paşanın zıtlaşmaları, Atatürk'ün ta o zamandan Cumhuriyet ilanı, şapka devrimi, Latin harfleri gibi inkilapları Mazhar Müfit'in defterine yazdırması, sivil kıyafeti olmayan Atatürk'ün ilk defa bir valinin eski elbiselerini giyerek sivil hayata geçmesi, Ankara tarafında Ali Fuat Cebesoy'un faaliyetleri, Kazım Dirik'in Atatürk sivil hayata geçince hizmeti bırakması gibi olaylar detaylıca anlatılıyor. Mutlaka okunması gereken serinin önemli kitaplarından biri.
Kutsal İsyan - 2
9.2/10 · 74 okunma
256 syf.
·
1 saatte okudu
·
Beğendi
·
8/10 puan
Dikkat spoiler içerir. İttihat ve Terakki cemiyetinin en çok sıyrılmış 3 ismi olan Talat, Enver ve Cemal paşaların biyografisi olan güzel bir araştırma eseri. Talat paşanın çocukluğu, yavaş yavaş arkadaşları etkisiyle İttihat terakki içerisine girmesi, jurnallenip hapse girmesi, sonrasında Selanik tarafında tekrardan devam etmesi, 2 kere Dahiliye Nazırı olması, çok sade bir hayatı olması ve devletin kasasından tek bir kuruşu bile kendisi için harcamaması, ancak bazı hatalar yapması, savaş kaybedildikten sonra Almanya'ya gitmesi ve burada Ermeni komitacılar tarafından öldürülmesi anlatılıyor. Paraya pula değer vermemesi, şatafat sevmemesi, sadrazam olduğunda bile eski kıyafetleri ile işe gitmesi, Konağı kullanmaması anlatılıyor. Enver Paşa ile ilgili olarak eniştesi Nazım beyi bile cemiyet için ölüme göndermesi, hızlı yükselmesi, utangaç olduğu için bir şey yapmadığını düşünmesi, ama Trablusgarp savaşından sonra etrafındaki dalkavuklar yüzünden kendine bir gurur gelmesi, Meşhur Bab-ı Ali baskını, dünya savaşı başladıktan sonra iaşe işlerine de kendisinin bakması ama saflığı yüzünden bir sürü milyoner çıkarması, halkın da bu yüzden ona sırt çevirmesi, savaştan sonra Rusya'da Bolşeviklerin ona ihtimam göstermesi ama onun Türkistan'a giderek burada Türkleri örgütlenmesi, baya da başarı kazanması ama en sonunda öldürülmesi, halkın onu orada çok sevmesi anlatılıyor. Cemal paşa ile ilgili olarak debdebeyi sevmesi, Filistin cephesinde aslında fena olmayan işler çıkarması, Anadolu direnişinde Mustafa Kemal'i desteklemesi, savaştan sonra önce Almanya, sonra çeşitli ülkeler ve Rusya'da destek aldıktan sonra Afganistan'a gitmesi, burada Emanullah Han ile anlaşarak Afgan ordusunu modernize etmesi ve İngilizlere karşı isyan etmelerini sağlaması ama en sonunda Ermeni komitacılar tarafından öldürülmesi anlatılıyor. Hatalarına da yer verildiği için nispeten de olsa tarafsız a yazılmış bir kitap diyebiliriz.
Talat-Enver-Cemal Paşalar
8.2/10 · 43 okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Efendi", yüzyıllar boyunca Türkçede o kadar çok yerde kullanılmış ki, hepsini değil ama başlıcalarını hatırlayalım. lslam dininin peygamberi, Kutsal Kitap'ın Türkçe çevirisinde görüldüğü gibi hıristiyanlığın peygamberi, din adamları, tarikat şeyhleri hakkında kullanılır. Padişahlara ("padişahımız efendimiz"), şehzadelere "efendi" denirdi (Şehzade Murad Efendi gibi). Padişahların kızkardeşleriyle kızlarının unvanları da "sultan efendi"ydi (Fatma Sultan Efendi gibi). Okumuş kimselere de eskiden "efendi" denirdi. Rum, Ermeni, Yahudi Osmanlılar "efendi" diye anılır (Yorgo, Agop, Moiz Efendi gibi). "Efendi" sonraları toplum hiyerarşisinde yeri "bey"den son ra gelen kişiler için kullanılır oldu; "kahveci Ahmet Efendi" gibi. Ama "bey" ile "hanım"a eklenip "beyefendi", "hanımefendi" kelimeleriyle yeniden üste çıktı. Eskiden kadınlar kocalarından bahsederken de bu kelimeyi kullanırlardı; "bizim efendi" sözünde olduğu gibi, "evin hakimi" ya da "hamisi, koruyucusu" anlamında. Saygı sınırlarını aşan bir kullanımı daha var, ama yine aynı damardan besleniyor: "efendi" aynı zaman da "köle"nin efendisidir. "Efendi"nin kullanıldığı her bağlamı belirtmek bu sayfalara sığmaz. Ama saygı duyulan kişilere bu kelimeyle hitap edilmesinin sözün kullanımını aynı anlam damarı doğrultusunda yeni bağlamlarda işlenip çeşitlendirdiğini belirtmeden geçmeyelim.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17