Erselll

Erselll
@ersellckmk
Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...
p h i l o s o p h y
Bursa
15 Mart
8 kütüphaneci puanı
737 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Bilindik bir son!
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 23:28
"Beni öldürdüler, Wene Hala..." Ölmek üzere olan Santiago Nasar'ın son sözleri bunlardı... Aslında bu cümlenin analizini yaptığımızda kitabı baştan sona özetleyebileceğini söyleyebiliriz.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
8/10
·55 syf.··
2020 64. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2020 23:58
Öncelikle kitabın yazarı Josef Stalin, siyasi kişiliği olarak tartışmalı birisidir. SSCB yönetiminde uyguladığı politikalar eleştiri konusudur. Fakat kişiliğini bırakıp bu yazdığı esere gelirsek, Marx ve Engels'in ortaya koydukları diyalektik materyalizm ve tarihsel materyalizm anlayışını sade ve anlaşılır bir şekilde anlatmış. Diyalektik materyalizmi basitçe anlatmak gerekirse, doğanın işleyişini Marksist açıdan yorumlamaktır. Tarihsel materyalizm ise doğayı açıklayan diyalektik materyalizmin topluma uyarlanmasıdır. Bu uyarlama da tıpkı doğanın işleyiş kanunlarını açıklayan yasalar gibi toplumun işleyiş yasalarını açıklamaktadır. Buna göre tarihsel materyalizm bizim doğayı kanunlarıyla öngörebilğimiz gibi toplumları da öngörmemimizi sağlar. Marksist doğa ve tarih anlayışını merak edenler için basit anlatımlı faydalı bir kaynak...
Felsefe
Diyalektik Materyalizm ve Tarihsel MateryalizmJosef Stalin · Bilim ve Sosyalizm Yayınları · 2015602 okunma
ilerde kızım olursa bir oda sözüm olsun :)
Puan vermedi·127 syf.··
2020 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2020 17:13
"Yoksul bir çocuğun İngiltere'de, büyük yazınsal yapıtları doğrudan zihinsel özgürlüğe kavuşma bağımsızlığını elde etmekte ancak Atinalı bir kölenin oğlundan biraz daha fazla umudu vardır."... "Kadınların Atinalı kölelerin oğullarından daha az zihinsel özgürlükleri olmuştur." Kitap içeriğini bu alıntıda ortaya koymak en uygunu gibi görünüyor. V. Woolf'un temel amacı, kadınlara yöneltilen 'siz kadınlar olarak eşit olduğunuzu söylüyorsunuz, o zaman neden Shakespeare gibi bir dehanız yok?' Bu soruyu tarhi bir bağlam içerisinde örneklerle açıklıyor. Temel argümanı - ki çok yerinde görünüyor- kadınların geçmişe gidildikçe maddi olarak özgürleşememesi ve kendi özgürlük alanı olan' kendine ait bir oda'sının olmamasıdır. Kadın veya erkek, günümüzde zihinsel bir rahatlığa kavuştuğumuz ve yazınsal uğraşlarımızda aileden soyutlanmış bir odanın olmasının önemi büyüktür. Bu içinde bulunduğumuz ve ailecek daha sık bir arada bulunduğumuz pandemi sürecinde önemini kat kat arttırmıştır. Buradan yola çıkarak eski dönemdeki şartları gözümüzde canlandırabiliriz. Kitap feminist bir yazının ürünü olmasına karşın, biz erkeklerin de okuması, hoşgörü ve geniş perspektifli bir bakış açısından bakmak için elzemdir.
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,1bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2020 23:57
Dünya tarihinin dönüşümünü, dönüşümün altında yatan temel sebepleri anlamak için çok iyi bir kaynak. Ayrıca çevirinin akıcılığı sayesinde okurken herhangi bir zorlanma yaşatmayacak bir kitap. Kişisel ilgisi olanlar ve akademik çalışmalarında ilgili konularda çalışacak arkadaşlar için gayet faydalı bir kaynak.
Tarih
Kapitalizmin Tarihi 1500-2010Michel Beaud · Yordam Kitap · 202191 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2020 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2020 23:19
Aslında kitabın başlığı içerik açısından bir ipucu veriyor. Fakat içinde Protestanlığın ve diğer Hristiyan mezheplerinin karakteristiklerinden de bahsediyor. Uzak olduğum bir konu olduğu için takibi zor oldu benim için. Fakat dikkatli bir okuyucu açısından önemli bir sorun teşkil etmez. Dediğim gibi kitabın başlığındaki ipucunu açıklayan en iyi paragraf şu sanırım; "... zenginlik peşinde koşmayı, reddedilmesi gereken; fakat mesleki uğraşının ürünü olarak zenginliğe ulaşmayı tanrının kutsaması olarak görmekle kalmayıp, ayrıca daha da önemlisi, durup dinlenmeden sürekli, sistematik dünyevi meslek öğretisinin dini değerlendirilmesinin asketizme ulaştıracak en yüksek araç ve aynı zamanda insanın yeniden doğmasının ve gerçek inancının en emin ve açık ispatı olması, bizim burada kapitalizmin "ruhu" olarak adlandırdığımız yaşam biçiminin yayılmasının en büyük manivelası olmuştur. Ve tüketimin sınırlandırılması ile kazanç peşinde koşmanın serbest bırakılmasını birlikte ele aldığımızda ortaya çıkacak pratik sonuç çok açıktır: 'asketizmin tasarrufa zorlaması ile biriken sermaye.' Kazanılmış olanın tüketilerek kullanılmasına kaeşı konulan engeller, 'sermayenin' üretken kullanımını sağlamıştır. " Kitap içeriğinde yukarıdaki alıntıdan da anlaşılacağı üzere, dini temellere dayanan meslek ruhu ile bu ruhtan ilk nüvelerini oluşturan kapitalist ruhun karşılıklı ilişkisi anlatılıyor.
Felsefe
Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin RuhuMax Weber · Yarın Yayınları · 20191,556 okunma