“Ölümle her an burun buruna gelebilirim,” demiş. “Yaşadığım sürece onun işini engellemek için elimden geleni yapacağım.Kuşkusuz,ölümden kaçamayacağımı anladığımda artık gözümde önemini yitirir o,önemsiz olur.Önemli olan benim yaşamımın ya da benim ölümümün başkalarını nasıl etkileyeceğidir…”
Ben yalnızca sağa sola dolaşıp durmaktan bıktım, can sıkıntısı içinde yüzmek istemiyorum artık, bir nedeni olmadan mutlu olmak da istemiyorum; günün birinde gözlerimi açıp hepiniz gibi yaşlandığımı, ama hala aynı balık olduğumu, ilk başta bildiğimden fazla bir şey bilmediğimi görmek istemiyorum!
Eğer bilim, öğretmenlik için esas kabul edilmezse,sadece sezgilerle ve sağduyu ile sınırlı olarak gerçekleştirilen,ahkam kesmekten öteye gidemeyen bir eğitim süreci ortaya çıkar. Öğretmenlik yapan bu yoldan gidebilir, ama öğretmen olmanın yolu bilim yoludur. O nedenle öğretmen, bilim insanıdır.