• 336 syf.
    Algoritmalar Kontrolünde Dijital Diktatörlük
    10.09.2020 - Ülker Gündoğdu
    Algoritmalar Kontrolünde Dijital Diktatörlük
    Bazen bazı kitaplar, insanın huzursuzlanmasına, sebep verir, bazısı su gibidir, basısı ilaç, bazısı sadra şifa, bazısı zehir… bu bakımdan her kitabı ilaç olarak değerlendirmek lazımdır. Ne zaman ve nerede kullanılması gerekli olduğunu iyi ayarlamak lazım. Her fikriyle gerçeklik gözlemlediğim İsrailli tarihçinin geleceğe dair öngörüleri dikkate alınmalıdır. Eserleri ile dünyaca üne kavuşmuş, tarihin arkeolojisini yaparak disiplinler arası yaklaşımıyla belirli bir orijinallik elde etmiş. Akademiyaya göre magazinsel boyutları aşmayan bir isim olarak dikkat çekici eserler üretmeye devam etmektedir. İlk iki kitabını okuyarak ve hakkındaki yazılara da göz attıktan sonra belirli bir görüşe vardım.
    Bu kitap algoritmalara kaptırdığımız hayatımızı geri almanın yolunu sunan, dijital diktatörleri fark ettiren, aşırı bilgi, soru ve cevap barındıran öğrenme ve öğretme isteği uyandıran, insanlığın nelerden geçerek bu güne gelmesine tanıklık ettiren, anlatımıyla gerçekliğin her an değişen hızının temposuna ayak uydurtan, soru, sorunları ve çözümü okura net gösteren, insani erdemler ile çözüme götüren, bambaşka bir bakış açısı kazandıran hazine değerinde bir eser olduğu izlenimindeyim.
    Yuval Noah Harari tarih doktorasını Oxford Üniversitesinde tamamladı. Kudüs İbrani Üniversitesinde dünya tarihi dersi vermektedir. Yazar, 21. Yüzyıl İçin 21 Ders kitabında; Teknolojik zorluk, Siyasi zorluk, Umut ve umutsuzluk, Hakikat ve Direnç üzerinde durmaktadır. Ayrıca bu kitapta konu edilen güncel meseleler ve insan toplumlarının yakın geleceği ne? Şimdi ne oluyor? En büyük zorluklar ve seçimler neler? Nelere dikkat etmeliyiz? Çocuklarımıza neleri öğretmeliyiz? gibi çağımızın meselelerine ve girift meseleleri eserine konu ederek bu sorunlar üzerine fikir sunmaktadır. En büyük meselelerine engin ve kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler konu etmektedir.
    Bilişim teknolojileriyle biyo teknolojinin büyük devrimi nedeniyle liberalizm itibar kaybediyor, özgürlük ve eşitlik sarsılıyor, veri algoritmaları, dijital diktatörleri ortaya çıkarıyor. Tarihin sonu ertelendi. Modern dünyanın getirisine şaşırtıcı derecede dikkat çeken yazar konuları ele alma biçimiyle okuru ele geçiren kitap dikkatinizi daha ilk başta kendine çekiyor. Teknoloji ve ideoloji soyut ve uzak gelse de kitlesel işsizlik ya da kişisel işsizlik karşısında kimse duyarsız değildir. Büyüdüğünüzde işsiz kalabilirsiniz. Sorunlar kolay dökülür kâğıda, çözümlerini okura düşündürüyor Harrari.
    Evrensel bir ekonomik güvenlik ağı örmeyi başardığımızda işlerimizi algoritmalara kaptırmak lütuf olurdu. Liberal olan inancı yok edebilecek dijital diktatörlüklerin önünü açan otoritenin insanlardan algoritmalara geçmesi ile hayatımızın kontrolünü kaybetmek ürkütücüdür. İnsan bilincini araştırmak ve geliştirmek için bir şey yapmıyoruz. Zihin hakkında çok az şey biliyoruz, buna rağmen insan zihnini keşfetmek adına yeterince yatırım yapmıyoruz. Onun yerine internet bağlantımızın hızını ve veri algoritmalarımızın etkinliğini arttırmaya yoğunlaşıyoruz. Büyük veri algoritmaları özgürlüğü bastırdığı gibi toplumlar arasında gelmiş geçmiş en derin uçurumları yaratıyor. Büyük verinin gözü üzerinizde. Uyanış ve aydınlanma yaşayan okur sorularının cevabına odaklanıyor.
    Veriyi elinde tutan geleceği de elinde tutar. Ağ tabanlı algoritmalar kollektif olarak tüm verilerin mülkiyetini elinde tutacak ve hayatın gelecekteki gelişimini gözetecek küresel bir insan topluluğunun temelini oluşturabilir mi? “Dünyanın küresel bir köy” olduğunu bir düşünün. Küresel eşitsizlik artar ve toplumsal gerginlik dünya çapına yayılır mı? Siyasi zorluk milliyetçilik, din ve kültür insanlığı kamplara ayırıyor ve küresel düzeyde bir işbirliği zorlaşıyor.
    İnsanların bedenleri var. Biyometrik sensörler ve beyinle bilgisayar arasında doğrudan oluşturulacak arayüz, elektronik makineyle organik beden arasındaki sınırı aşıp içimize işlemeyi amaçlıyor. Yazar, eserinde okura teknolojinin korkutucu halini yansıtarak onu bir yolculuğa çıkartıp teknolojinin baş döndürücü dünyasının nasıl olduğunu okura göstermeye çalışmaktadır. Dünyada sadece tek bir medeniyet var. İnsanlık birbiriyle ne kadar zıtlaşsa da her topluluk küresel dünya medeniyetinin bir parçası konumundadır.
    Küresel Sorunlara Küresel Cevap Arıyoruz
    Geleneksel dinsel olgu, dünyayı şekillendirme gücünü muhafaza ediyor mu, yoksa çağdaş devletlerin, ekonomilerin ve teknolojilerin muazzam güçleri tarafından etkisizleşmişler mi? Tek bir medeniyet, nükleer savaş, ekolojik çöküş ve teknolojik sıçrama küresel düzeyde çözülebilir. Evrensel liberal değerlere erişme umudu üzerine inşa edilen Avrupa Birliği, entegrasyon ve göç sorunları ve getirdiği zorluklar yüzünden dağılmanın eşiğinde ayakta durmaya çalışıyor.
    Kimi kültürler diğerlerinden daha mı iyi? Terörizm insanlığın marjinal ve zayıf bir kesiminin silahı. Sorun olması küresel siyasete yön verir hale gelmesidir. Umut ve umutsuzluk, korkularımızı kontrol altında tutup görüşlerimizde daha alçakgönüllü olursak insanlık üstesinden gelebilir. Savaş; insanların aptallığını küçümseme durumudur. Milli, dini ve kültürel gerilimler insanların kibirli bir şekilde kendi millet, din ve kültürlerinin dünyanın en mühimi olduğunu, dolayısıyla kendi çıkarlarının insanlığın çıkarlarından önce geldiğini düşünmesinden kaynaklanıyor. Milletleri, dinleri ve kültürleri dünyadaki asıl yerleri konusunda gerçekçi ve alçakgönüllü düşünmeye sevk etmenin bir yolunu bulmalıyız. Çözüm hep vardır. Her millet yahut ulus, kendi ulusunu diğer uluslardan üstün görme, üstün yeteneklere donatma, eğitim, bilim, sanayi, kültür gibi olgular ekseninde yüceltme eğilimi göstermektedir. Bu durum modern bir bilim olan sosyolojinin ilgi alanına girmektedir.
    Bir doz alçakgönüllülük aptallığa çaredir.
    Toplumsal olarak alçak gönüllü olmanın erdemi üzerinde durmaktadır yazar. Tanrı karşısında alçakgönüllü olabilmek en önemlisidir. Tanrı’dan bahsederken kendilerini küçük görüp tevazu sergiliyor isen Tanrı’nın adını anarak kendi kardeşlerine üstünlük taslamayacaksın.
    Tanrı Adını Boş Yere Anmayın
    Cehalet, sandığınızdan daha az şey biliyorsunuz. Dünyayı anlayalım ki doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı ayırt edebilelim. Bilim ve sanat insanları dünya görüşünü etkilemede kilit rol oynar. Yapay zekâ, biyomühendislik ve iklim değişikliğinden ne anladığını bilimkurgu şekillendirir. Gelecek bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz gibi değil. Kurmacaya inandığımız için işbirliğinde iyiyiz. İnsanların korku ve şiddetense sevgi ve zevk sayesinde çok daha sıkı kontrol edebileceğini bize gösterir.
    Homo sapiens, gücünü kurmacalar üreterek onlara inananmaktan alan bir canlı türü. Yakın gelecekte algoritmalar, kendileriyle ilgili gerçeği gözlemlemelerini imkânsız hale getirecek. Kim olduğumuza ve kendimiz hakkında ne bilmemiz gerektiğine algoritmalar karar verecektir. 21. Yüzyıl İçin 21 Ders, teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla yaşanan değişimlerle mücadelenin mümkünlüğünü okura sunuyor. Yazar insanlığın temel soru ve önceki kitapları Sapiens ve Homo Deus’ta ortaya koyduğu fikirleriyle ele alarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara mükemmel derinlikte açıklık getirmektedir.
    Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens, Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi ve 21. Yüzyıl İçin 21 Ders yazarın kitapları arasında mukayese edecek olursak okumuş olduğum bu üç eser bir birinin devam niteliğinde okunmalı, yazarın bakış açısını anlamanızı sağlayacak kitapları bütün olarak daha iyi kavrayacaksınız. Benim için de bütün olarak ele aldığımda Harrari’nin kitapları insanlığın hayat serüveninin tam bir analizi niteliğini taşımaktadır.
    Sapiens, insanlığın evrim teorisi bağlamında bir değerlendirmesi olarak kronolojik bir yansıtma olarak görülebilir. Tarihle bilimin şaşırtıcı gerçekleriyle yeniden anlatımıydı. Homo Deus, hayatın uzun vadeli geleceğini sorgulayarak insanların tanrı mertebesine yükselme olasılığını ve zekayla bilincin nihai kaderinin ne olabileceğini göz önüne sermişti. Modern insanın pozitivizmle aklı tanrılaştırması, her şeyi akılla açıklama yönelimi gözetilmektedir. Biyoteknoloji ve bilgi teknolojilerinin kaynaşması konu edilmişti. 21. Yüzyıl İçin 21 Ders, teknolojik zorluk, Siyasi zorluk, Umut ve umutsuzluk, Hakikat ve Direnç üzerinde duruyor. Ayrıca bu kitapta konu edilen güncel meseleler ve insan toplumlarının yakın geleceği konu ediliyor.
    Harari’nin üç kitabını okurken sınırlarınızı zorlayacak ve şaşıracaksınız, hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız kendinizi. Modern dünyanın ve tarihin, uzun ve zorlu labirentinden kendi gerçeğinizle var olarak yolunuzu bulacaksınız. Kitap kapağındaki göz resmi izlendiğim izlenimine kapılmama neden olduğu için hangi gücün gözü üzerimizde; Tanrı’nı gözü mü, evrenin gözü mü, sanal dünyanın gözü mü, henüz farkına varmadığımız kozmik gücün mü? Sorularımın cevabını ve akla gelmeyecek soru ve sorunlara şaşırtıcı açıklamaları bulduğum kitap, zengin içeriğiyle rahat ve akıcı okunuşa sahip. Kitabın baskısı keyifli okuma rahatılığı sağlıyor. Betimlemesiyle içine alan anlatımı kitapla bağ kurduruyor. Ne geçmişi ne de geleceği sadece ve sadece şimdiyi sorgulayacaksınız.
    Yuval Noah Harrari
    21.Yüzyıl İçin 21 Ders
    331 sayfa
    Kollektif Kitap
    Ülker Gündoğdu - 10.09.2020
    http://www.kitaphaber.com.tr/ulker-gundogdu-a24/
    Ülker Gündoğdu 21. Yüzyıl İçin 21 Ders Yuval Noah Harari
  • Eşitsizlik ile diktatörlük arasında sıkı bir bağ vardır. Genel olarak ifade edecek olursak, bir toplumda eşitsizlikler ne kadar fazlaysa, tadına vara vara yaşanan özgürlükler o kadar azdır.