Şu an duygu selinden boğulacakmış gibi hissediyorum. İçimden bir yerlerden bir şey 'böyle bitmemeliydi' diye bağırıyor.
Kitabın içinde geçen Cengiz Han'ın iki aşık Erdene ve Togulan'ı idam ettirdiği kısım beni en fazla üzen bölümdü. Neymiş efendim;Avrupa seferleri süresince dünyaya hiçbir çocuk getirilmeyecek, kadınlar doğum yapmayacakmış. Kunan adlı yavru da dünyaya getirilince olanlar oluyor ve küçük melek öksüz kalıyor. Neyse ki vefakar köle - Altın- var. İşte bu kısmı nefesimi tutarak, bir solukta okudum.
Yazarımız, Cengiz Han'ın bu radikal, otoriter, sert kurallarını o zaman ki Stalin yönetimiyle bağdaştırıyor.
Kitapta ana karakter olan Kuttubayev'in sırf mesleğinde kademe atlamak için haksız yere Tansıkbayev tarafından suçlanması ve çektiği psikolojik işkenceler anlatılıyor. Kuttubayev'in o demir parmaklıklar arasından ailesine son bakışında hissettiği stresi adeta iliklerime kadar yaşadım. Sonunda da dayanamadı adamcağız atıverdi kendini bir lokomotifin altına..
Aytmatov'dan okuduğum ilk kitap beni çok etkiledi. Bir sonraki kitabım sizce ne olmalı?
Önerilerinizi bekliyorum.