“İnsan en nihayetinde bir ada değil midir? Bir ada kadar tek başına, bir ada kadar kimsesiz. Öte yandan tek başına ve kimsesiz olmanın aslında tamamıyla kötü olmadığı fikri kuşatıyor beni. Zira tek başına olmak beraberinde özgürlüğü getirdiği gibi, kimsesiz olmak derinlere inmemize olanak sağlar. Karakterlerin bir ada gibi işlendiği ve bir ada misali yaşamış farklı bireylerin birbirini bulduğu romanlardan keyif alıyorum. 'A, sen burada mıydın?', 'Evet, ben hep buradaydım' diyen romanlardan bahsediyorum. 'Doğrusu bunca zaman tek başımaydım ama artık o kadar ıssız kalmama gerek kalmadı, senin sayende' diyebilmek kalbimizde bir umudun doğmasını mümkün kılar. Bu kitap bana tam da bu umudu tattırdı."
Kusura kalmasın dünler
Kusura kalmasın şimdiler
Hiç kusura bakmayın yaz
Kusurum kalmasın kış
Biraz bekleme zamanı
İçine dönüp birikenleri atmak zamanı
Kirlenmiş çamaşırları atmak gibi sepete
Yenisini giyememek gibi pat diye
Biraz çıplak ayak
Biraz arsızca gezinmek
Biraz sorumsuz kollarım düşük yanıma
Belki denizi dinlemek sağırcasına
Hiç duymadığım konuşmaları dinlemek
Kusura kalmasın düş
Kusura kalmasın ten
Hiç kusura bakmayın yarın
Kusura bakma
Biraz çekilme zamanı
Gözünü kapatıp içini duyma zamanı