Müslümanlar tüm sözlerini, fiillerini ve işlerini dosdoğru terazi olduklarından asla şüphe edilmeyen Kur’an ve sünnet terazisinde tartmalı, zulüm etmekten ve zulme uğramaktan korunmanın yegâne çaresinin bu olduğunu iyi bilmelidir.
Bir terazi arızalı ise, üzerine ne bırakılırsa bırakılsın mutlaka onu yanlış tartacaktır. Hem o teraziyi kullanan velev dünyanın en âdil insanı dahi olsa yine de yanlış tartmaya mahkûmdur. O hâlde adalet için, ilk önce teraziyi düzeltmek ve terazinin arızasını gidermek gerektir.
Allah'ın Hakem isminin tecellisiyle ahiretteki muhasebede hiç kimseye zerre kadar haksızlık yapılmayacak ve zulmedilmeyecektir. Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecek; her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük cennete sevk edilir, oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara: 'Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin buraya.' derler.