‘..ya insanlar? Onların yaşamasında her şey ayrıntı. Önemli olan yemek değil; yenecek yemeğin çeşididir,giysi değil;giysinin çeşidi,ayakkabının çeşidi.Günlerin adı bile...Belli günlerde belli yaşamları vardır.Pazar günleri pazarlık yaşamalarını kuşanırlar,çarşambaları çarşambalık .Hep ayrıntılar! Paranın sayısı gibi.Güler’in mavi gözlü oluşu gibi.’
‘Nasıl kolayca söyleyiveriyordu bunu.Sevmek!Kelimelere herkes kendine göre bir anlam bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?’
‘Huzurunu yaşadığı günde bulamayan insana kurtuluş yoktu.’