İnmek, çıkmaktan çok daha kolaydır.(...)Suç kolaydır. Başarısızlık da öyle. Bir yükü sırtlanma mak daha kolaydır. Düşünmemek, yapmamak, önemsememek daha kolaydır. Bugün yapılması gerekeni yarına ertelemek ve önümüzdeki ayları ve yılları bugünün ucuz hazlarında boğmak daha kolaydır.
Başarısız olan herkes bir kurban değildir ve her ne kadar çoğu bunu yapsa ve başarsa bile, en dipteki herkes ayağa kalkmak istemez. Bununla birlikte insanlar, dünyanın adaletsizliği için bir kanıt olarak kullanabildikleri sürece, başkalarınınki gibi kendi acılarını da kabul eder, hatta büyütürler.
Kendinize, yardımcı olmaktan sorumlu olduğunuz biriymişsiniz gibi davranmak ise, sizin için gerçekten iyi olanı düşünmek demektir. "İstediğiniz"den bahsetmiyorum. "Ya da sizi mutlu
İsviçreli ünlü derinlik psikoloğu Cari Jung'dan, "kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapmamak" ve "komşunu da kendin gibi sevmek" konularında iki önemli şey öğrendim. İlk ders, bu beyanların ikisinin de iyi olmakla alakah olmadığıydı. İkincisi, her ikisinin de bir buyruktan ziyade denklem olduğu. Birinin arkadaşı, aile üyesi ya da sevgilisiysem, ahlaken ben de kendi adıma, tıpkı onların kendileri adına yaptığı kadar sıkı pazarlık etmeye mecburum. Bunu yapmazsam, ben bir köleye, diğer insan da bir zorbaya dönüşür. Bundan ne iyilik çıkar? Her ilişkide iki tarafın da güçlü olması çok daha iyidir. Dahası zor balığa maruz kaldığınızda ya da başka bir şekilde eziyet görüp köleleştirildiğinizde, ayağa kalkıp kendi hakkınızı savunmakla ayağa kalkıp bir başkasının hakkını savunmak arasında çok az fark vardır. Jung'un ifade ettiği gibi bu, tökezleyen ve kusurlu olan bir başkasını affetmek ve ona yardım etmek kadar, olduğunuz günahkarı sahiplenmek ve sevmek anlamına gelir.