Sen, kendinden kaçtığın gibi hiçbir şeyden kaçmıyorsun. Sen hastasın, çok hasta küçük adam. Bu senin suçun değil; ama hastalığından kurtulmak senin sorumluluğunda.
Vebalı insan, bütün insanların yalan söylediğini, aldatıp dolandırdığını sanır. İyi yürekli olan, bütün insanlarında iyi yürekli olduğunu sanır.
Vebalının olduğu yerde, sömürüldükten sonra kendisiyle alay edilir ya da ihanete uğrar; ve güven gösterdiği yerde, aldatılır.
Tiyatro oyununun bir oyun olduğunu unuturuz, yine de yaşamın da bir tiyatro oyunu olduğunu bilmemiz bizim için elzemdir. Bize göre bir tiyatro oyunu yaşam gibi görünmeye başlar, yine de yaşamın bir tiyatro oyunu olduğunu fark etmeliyiz.
Düşünceleri sahiplenme.
“Bu benim düşüncem. Benim dinim. Benim kutsal metnim….”
Bu benim düşüncesi senin zihnine nereden gelip yerleşiyor? Hangisi senin kendi düşüncen? Sana ait olan tek bir düşünce var mı?
Birazcık kurcala, bir analiz yap.
Özgürlükten korkma, yanlıştan kork. Kandırmacadan ve kendini kandırmadan kork. İçinde yaşadığımız kandırmacalardan kork. Gerçek yüzümüzü gizlemek için kendimize dayattığımız kıyafetlerden kork. Kendini Rama kılığına sokarak Rama olamayacağın kesindir. İçinde kimsen aynı insan olacaksın; içinin derinliklerinde aynı olacaksın.