...o gece seni düşledim uyumadan evvel, nereden bilirdim sana sarılacağım gün biteceğimiz. Ne oldu da bu denli iki yabancı olduk ikimiz. Sen uzaklardasın, bense en yakınında; canında, aklında, bir "merhaba" kadar uzağında. Beni bir gün anacaksın. İçinde derin bir nefes alacaksın. Üzüleceksin ama çok kısa sürede bitecek hüznün. Bilirsin bir gün her şey biter. İçimizde bitirdiklerimiz gibi...
O uzun ve saçma yılların sonunda, o gece ölüme o kadar yakınken neler hissetmişti acaba? Aklından neler geçmişti diye düşündüm. O an içimde bir şey kımıldar gibi oldu. Heyecanlanıp dinledim. Ama ruhum hala bomboştu.
“Yaşamın, sana, bilmediğin, anlamadığın bir dilde; yabancı, tanımadığın bir üslupta, şarkı söyleyen biri gibi gelecek: Söylenen şarkı seninle ilgiliymiş, senden söz ediyormuş gibi bir duygu duyacaksın hep; ama, hep de, bilmediğin, anlayamadığın bir dilde, sana yabancı, tanımadığın bir üslupta olacak duyduğun…”
Oruç Aruoba