Sonu gelmeyen çabalarla kazanılmış erkeklik, beklenmeyen bir davranış veya sosyal durumun yarattığı etkiyle kaybedilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Erkekliğin kırılgan yapısı dışsal ve içsel tehditlere karşı hassas olduğundan, erkeklerin bu gibi tehditlere şiddet veya saldırganlıkla tepki verdikleri görülür. 
Örneğin kadınlara şiddet uygulamış hükümlü ve tutuklu erkeklerle yapılan nitel araştırmasında Öztürk, “kesin bir iktidar kurmanın imkânsıza yakın olduğu düşünüldüğünde, gerilimin artması ve kesin bir iktidar kurmak ya da iktidarı sağlamlaştırmak için şiddetin kaçınılmazlığını“ erkeğin erk çelişkisi olarak değerlendirir.