• Kapılarımı açacak, sırtımda taşıdığım görünmezliğimi üzerimden silkeleyecek, serinliğiyle içimi ürpertecek yüzüme yüzüme çarparak nihayet göz kapaklarımı aralamamı, akıp giden hayata dâhil olmamı sağlayacak bir dokunuş, bir rüzgâr bekliyorum.
    Şöyle, tozu dumana katsın. Azıcık karışsın ortalık, o tozun dumanın arasında tedirgin, ha bir el uzandı bana ha uzanacak derken olanlara ben sebebiyet vermiş gibi bir suçluluk kuşanayım. Yedi cihan bir araya gelse ikna edemesin beni suçlu olmadığıma. Geceler gündüzlere evirilsin, gündüzler gecelere karışsın da ben o kuşandığımdan vazgeçmeyeyim. Belki böyle hissederim var olduğumu. Yaşadığıma dair bir emare arıyorum ve kendimi suçlu ilan ederek görünür hale gelmeye çabalıyorum.
    Bütün gün kahvenin yağmur yemekten hamurlaşmış sandalyelerinin birinde oturarak etraftaki konuşmalara kulak kabartıyorum. Akşam ezanından sonra tarhana kaşıklarken o konuşmalar kafamda filme dönüveriyor. Başrol bende. Mesela biri askerlik anılarını mı anlattı, ben o gün askerdeki en keskin nişancı oluyorum. Böyle bırak işte be adam! Ama olmaz iş çığırından çıkıyor o keskin nişancı gece nöbetinde karanlıktan seçemediği arkadaşını vuruyor. Arkadaşımı öldürmekle de doymuyorum trajediye, bir de onun yetim kalan çocuğunu, dul kalan eşini, hasta anacığını katıyorum senaryoya. Böylece iflah olmaz bir suçluluğun altında dalıveriyorum uykuya.
    Yine bir gün kahvede konuşmalara kulak kabartıyorum. Yeni yapılmaya başlanan caminin ustası anlatıyor da anlatıyor. “Şöyle duvar yaparım böyle sağlam işçiliğim var görenlerin aklı ermez.” Akşama senaryonun konusu belli derken,
    “Cemil!”
    “…?”
    “ aa Cemil”
    Biri sesleniyor bana. Allah’ım erisem de o hamurlaşmış sandalyenin arasından kayıp gitsem. Hoop, tak!
    Karşımdaki sandalyede usta.
    “ Yarın sabah namazıyla caminin inşaatına gel. Amelelik yap yanımda koca adam oldun.”
    Birileri gülüyor mu, bana mı öyle geliyor?
    “Hadi bakalım Cemil var git dinlen bir iyice”
    Akşama tarhana kaşıklamadan yattım. Yattığım gibi uyudum. Uyumazsam olamayacak, uyumazsam düşüneceğim, düşünürsem içimi bir alev kaplayacak sanki. Ne senaryo, ne film, ne rüya! Uyuduğum gibi uyandım. Kulağıma senin yapacağın iş değil otur evinde diye fısıldadılar, hemen eşikten çıkıverdim. Yüksekten korkarsın üç basamak yukardan aşağı bakamazsın sen, diye fısıldadıklarında bahçe kapısını kapatıvermiştim. Geç kaldılar.
    Soğuğu yedim, sıcakla piştim, çimento taşıdım, duvar ördüm derken inşaat bitti. Kahvedeki sandalyeme döneli bir hafta oluyor. Kahvede konuşmalara kulak kabartmalar yine tarhana kaşıklarken duyduklarımdan yazdığım senaryonun en talihsiz kahramanı olmalar. Böylece en azından kendime görünür hale gelme çabaları. Ama yok! Bu defa olmuyor. Amelelikten önceki tadı alamıyorum. Ne kadar dramatik hikâye eklersem ekleyeyim ne kadar büyük talihsizlikler yaşayan kahraman olursam olayım yok kendime bile görünemiyorum. Artık kahveye de çıkmıyorum, bütün gün evin önündeki ceviz ağacının altında toprak yola bakıyorum. Sanki birilerini bekliyorum!

    Öğlen sıcağı etrafı kavururken geldiler.
    “Cemil sen misin, uzat kollarını”
    “Bu fukaranın günahı ne, minareyi yapan usta nerde?”
    Etrafta uğultuların, ahların vahların içinde bindirdiler beni jandarma arabasına. Herkes bana bir şeyler söyleme derdinde. Herkesin gözü üstümde.
    Herkes beni görüyor!
    Caminin minaresi, yatsı ezanı sırasında, şiddetli rüzgâr nedeniyle, köy odasının üzerine devrilmiş, 4 kişi ölmüş 2 kişi de yaralanmış.

    Kapılarımı açacak, sırtımda taşıdığım görünmezliğimi üzerimden silkeleyecek, serinliğiyle içimi ürpertecek yüzüme yüzüme çarparak nihayet göz kapaklarımı aralamamı, akıp giden hayata dâhil olmamı sağlayacak bir dokunuş, bir rüzgâr geldi.
    "Ölüme sebebiyet vermek" suçundan tutuklandım.
    Herkes beni görüyor!
  • Eylül Ayı Öykü Etkinliği (#83610043) kapsamında yazacağınız RÜZGAR konulu öykülerinizi bu iletinin altında paylaşabilirsiniz. Kolay gelsin.
    ----
    5. Kaan - ŞEYTANIN AVUKATI - #85368365
    4. eeylemce - Eşref Saati - #85334826
    3. Melike (2) - İHSAN BEY'İN PALTOSU - #53778029
    2. Melike - RÜZGAR VE SU - #85332766
    1. Betül - Nefes - #84162151